Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Ezidi kız Işid’li ile yüzleşti.

IŞİD mensubu ile yüzleşen Ezidi kadın: Bana işkence yapan, hayatımı mahvedenin asılmasını bekliyorum

Gülbahar Altaş Erbil Cumartesi 14 Mart 2020 13:26

Ezidi Kürt Eşwak Haci Hamid Talo (21), 15 yaşındayken kendisine cinsel istismarda bulunan IŞİD’li Ebu Humam lakaplı Muhammed Reşid adlı Bağdatlı ile yüzleşlemesi ile tanındı.

3 Ağustos 2014’te Şengal’e saldıran IŞİD mensupları, Hanesor yerleşkesinde Eşwak Haci ile birlikte 6’sı kız, 14 kardeşi, annesi ve babasını kaçırdı.

Bağdatlı Ebu Humam, Eşwak’ın da içinde olduğu Ezidi kız çocukları ve kadınlarını Musul’un 159 kilometre uzaklığındaki Baac kasabasında İslami din dersleri vermeye başladı.

Eşwak’a İslam dini gereğince onunla evleneceğini söylüyen Ebu Humam, red cevabı alınca da Eşwak’a cinsel istismarda bulundu.

Ebu Humam tarafından Musul, Telafer, Baac ve Suriye’ye götürülen Eşwak, 2014 yılının Kasım ayında kendisiyle birlikte bir grup Ezidi kadınıyla kaçarak, Şengal Dağı’na ulaştı. 
 

2.jpg

Fotoğraf: Independent Türkçe


Eşwak Haci, 2015 yılında yaşadığı travmadan dolayı tedavi edilmek üzere Almanya’ya gitti.

Geçen yılın kasım ayında ise, Irak İstihbarat Birimi, Eşwak’ın babası Haci Hamid’i arayarak, “IŞİD’li biri yakalandı. Onu tanıyıp tanımadığınızı sormak istiyoruz” dedi.

DAHA FAZLA OKU

Babasının haber vermesi üzerine Almanya’dan Bağdat’a giden Eşwak’ın, Bağdat’ta hem mahkemede hem de özel bir televizyon kanalında kendisini kaçıran IŞİD’li ile yüzleştirilen görüntüleri ise uzun süre gündeme oturdu.

Eşwak, hakimin önünde turuncu formalı Ebu Humam’a tükürerek, “Kızın yaşındaydım, neden bunu yaptın, hayatımı kararttın” sözleriyle öfkesini dillendirmişti.

Yüzleşme sırasında, IŞİD’liye, “Başını kaldır ve yüzüme bak! Bana tecavüz ettiğinde 15 yaşındaydım. Kızın, kızkedeşin yaşındaydım, bana nasıl kıydın? Ezidiyim diye değil mi? Sende hiç mi ahlak, vicdan yok? Hiç mi hissiyatın yok? Hayatımı kararttın, hayallerimi çaldın. Şimdi kahır ve yalnız yaşamanın sırası sende” dedikten sonra bayılmıştı.

Eşwak Heci’den sonra 30 Ezidi kadın ve kızı, tutuklu IŞİD mensuplarıyla yüzleşti.

Şengal’in IŞİD tarafından işgal edilmesinden önce ablasıyla kuaför salonunda çalıştığını söyleyen Eşwak,15 yaşındayken hemşire olmak istiyordu, şu anda ise kendisi gibi mağdur Ezidi kadınlarına, çocuklarına yardım etmek ve IŞİD mensuplarının hak ettikleri cezayı almaları için çalışıyor.

Eşwak’ın 5 erkek ve 1 kız kardeşi dahil 39 akrabasının akıbeti ise hala bilinmiyor.

Şu anda Kürtçe, Arapça ve Almanca’nın yanı sıra dördüncü dil olarak İngilizce öğrenen Eşwak Haci, Independent Türkçe’ye IŞİD’in esaretinde bulunduğu süreci ve sonrasını anlattı.
 

3.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe​​​​​​​


“Korkunun ne olduğunu bilmiyordum, bana yaşattı”

– Ebu Humam ile ilk karşılaştığında ne hissettin?

Beni ilk aradıklarında şok oldum. Kendimi bir süre toparladıktan sonra mahkemede onunla (Ebu Humam) yüzleşmek ve bana çektirdiklerini yüzüne haykırmak istiyordum.

Hâlâ esaretin içinde olduğumu hissediyordum. Bir anda onu karşımda görünce tüm bedenimde titreme hissettim. Her şeye rağmen gözlerimle onu bu halde görmek güzel bir histi. 

Ailemde benimle mahkemeye geldi. Ebu Humam’ın yüzüne tükürdüğümde çok sayıda kişi de vardı. Yıllardır içimde biriktirdiğim nefretle yüzüne tükürdüm. 

15 yaşındayken hayallerim büyüktü ve birgün Ebu Humam gibi birinin bana bu cehennemi yaşatacağını hiç düşünmemiştim.

2 buçuk ay boyunca bana korkunç şeyler yaşattı. Tecavüze uğradım ve köle muamelesi gördüm. Korktum…Bunları nasıl unutabilirim? 

– IŞİD’in Şengal’e saldırısı öncesinde korkunun ne olduğunu biliyor muydun?

Hayır. Saldırıya kadar ne korku, ne açlık ve ne de haksızlığın ne olduğunu bilmiyordum. Ebu Humam bana hepsini yaşattı. 
 

8.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe


“Yemeğine uyku ilacı koydum”

– Ebu Humam’dan nasıl kurtuldun?

Ebu Humam, ondan kaçmak istediğimin farkındaydı, bu yüzden beni sürekli ailemle tehdit ediyordu. Kaçmam halinde ailemi öldüreceğini söylüyordu.

Bana tecavüz etmesini önlemek için her zaman hasta olduğumu ya da sancım olduğunu söylüyordum. Bu yüzden çoğu zaman hastaneye gitmeme izin veriyordu.

Hastaneye gittiğimde uykusuzluk sorunu çektiğimi ve bana uyku hapı vermelerini, aksi durumda hiçbir şekilde uyuyamadığımı söylüyordum.

2014 Kasım ayında bir gece Ebu Humam ve arkadaşlarının yemeklerine uyku hapı koydum. Gece saat 12 civarında oradaki diğer Ezidi kızları ve kadınları da alarak kaçtık.

Erkek kardeşimle gizlice telefonda görüşüyordum ve kardeşimle bir görüşmemizde bu kaçış planını yaptık.

Çok zordu. Susadık, açtık, attığımız her adımda ölümle burun burunaydık; ama özgür olmak için başka çaremiz yoktu ve dayanmak zorundaydık.

Kaçışımızın ertesi günü öğleden sonra saat 3 gibi Şengal Dağı’na ulaştıktan sonra rahat bir nefes aldık.

– Ebu Humam, idam cezasına çarptırıldı; ancak karar Temyiz Mahkemesi’ne taşındı…

Evet, karar Temyiz Mahkemesi’ne taşındı en fazla bir aya kadar da sonuçlanacak. Kararın lehimize verileceğini düşünüyorum. Biz de bekliyoruz… 
 

5.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe​​​​​​​


“Ebu Humam’ın asılmasını bekliyorum”

– Ezidi toplumuna özellikle de kadınlarına zulüm edenlerin hak ettikleri cezayı aldığına inanıyor musun?

Yakalanan IŞİD’lilerin ve onlara yardım edenlerin gerçekten de işledikleri suçların cezasını çektiklerini halen düşünmüyorum. Çoğu dava halen sürüyor.

Suçluların mutlaka hapsedilmesi ve idama çarptırılmalarını istiyorum. Bekliyorum; bana işkence yapan hayatımı mahfeden Ebu Humam’ın da asılmasını bekliyorum.

Benim çabam sadece kendim için değil, diğer Ezidi kız ve kadınların haklarını korumak içindir de. 

– Halen kayıp olan yakınların var mı?

Evet, hala 39 akrabamın akıbetinden haberdar değiliz.

– Gelecekte yapmak istediğin planların neler? Hayal kuruyor musun?

Evet, hayat devam ediyor. Çok zor bir süreçten geçtim (geçtik) bundan sonraki yaşamımda halkımızın kadınlarımızın çektiklerini dillendirmeye çalışacağım.

Onlar için çalışacağım; halen IŞİD tarafından kaçırılan 3 bin insanımızın akıbeti bilinmiyor. Onların bulunması için çalışacağım.

Ebu Humam gibi yakalanan IŞİD’lilerin hak ettikleri cezayı almaları için çalışacağım. Gücüm yettiğince çalışacağım.

Onlarca yetim çocuğumuz var. Onlar için bir şeyler yapılması gerekiyor. Yapılması gereken çok şey var, çok… Almanca’yı öğrendiğim gibi İngilizce’yi de öğrenmek istiyorum.

Şu anda haftada 2 gün kursa gidiyorum. Bu dili de öğreneceğimden eminim. O zaman daha donanımlı olacağım.
 

6.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe​​​​​​​


3 bin kadın ve çocuğa ne oldu?

– IŞİD’in bittiği ve akıbeti bilinmeyen 3 bin Ezidi’nin öldürüldüğüne dair söylemler var…

Ben buna kesinlikle katılmıyorum. İnanmıyorum da mümkün değil! Evet, erkeklerimizi katlettiler. Ancak sayısız kadın ve çocuğun öldürüldüğüne inanmıyorum.

Onların yaşadığını düşünüyorum. Mümkün değil. Hol Kampı’nda çok sayıda Ezidi kadın ve çocuk var. IŞİD ne Suriye’de ne de Irak’ta kalmadı, peki bu 3 bin kadın ve çocuğa ne oldu? Kimse bilmiyor.

Hepsinin öldürülmesi ve bu konuda da bulguların olmaması mantıklı değil. Mutlaka hayatta olanlar vardır. Soruyorum peki bunlara ne oldu?  

– Örgütten kurtarılan Ezidi kadınlar, bazı Arap aşiretlerin kadın ve kızları “köle ve cariye” olarak IŞİD’den satın aldıklarını ve bu kişilerin isimlerinin bilindiği belirtiliyor. Bu kişilerin affedilmesi için de Bağdat yönetiminin arabuluculuk görevi üstlendiği ancak Ezidi yetkililer, hiçbir şekilde arabulucuk tekliflerini kabul etmediklerini kaydetti. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Evet, bu Araplar var ve bizden bunları affetmemizi beklemesinler. Cezalarını çekmelerini istiyoruz. Bir daha bu tür suçların tekrarlanmaması için bunları affetmeyeceğiz. 
 

1.jpg

Fotoğraf: Independent Türkçe


“Utanması, yüzünü saklaması gereken bizler değiliz; bu zulmü ve tecavüzleri edenlerdir”   

– Irak’ta yargı sürecinde IŞİD’li biriyle yüzleşen ilk Ezidi kadın olarak, bu yüzleşmenin senin gibi mağdur olan diğer hemcinslerine bir emsal olduğunu düşünüyor musun?

Elbette. Bana ve benim gibi onlarca kıza zulüm eden tecavüz eden IŞİD’li ile yüzleşmem birçok kadın ve kızımıza cesaret oldu.

Benden önce kadınlarımız mahkemelerde şahit olarak bulunmaktan çekiniyordu. Korkuyordu.

İnsanlara yaşanılan vahşetin anlatılması, gösterilmesi gerekiyordu. Ben de bunu yaptım. Suçluların bir şekilde cezalarını çekmesi gerekiyor.

Utanması, yüzünü saklaması gereken bizler değiliz; bu zulmü ve tecavüzleri edenlerdir. Bizler kendi küllerimizden doğuyoruz…

– IŞİD’den kurtarıldıktan sonra Almanya’ya giderek, 3 buçuk yıl bu ülkede kaldın. Şu anda da Duhok’ta kampta yaşıyorsun. Almanya’ya tekrar dönmeyi düşünüyor musun?

Almanya’da kaldığım süre içinde tektim ve ailem yanımda değildi. Şu anda Kürdistan’dayım. Avusturya veya başka bir ülkeye gitmek için başvurduk. Bekliyoruz.

5 kız kardeşim, erkek kardeşim, bazı kuzenlerim de IŞİD’den kurtarıldı. Ailemin tüm fertleriyle birlikte başka bir ülkede yaşamımızı sürdürmek istiyoruz. 
 

7.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe​​​​​​​


“Şengal bizim değil, gidemiyoruz”

– Neden başka bir ülkede yaşamak istiyorsunuz?

Şengal’e halkımız gidemiyor. Onlarca parti ve grup var, PKK, Haşdi Şabi ve diğer güçler var. Hepsi siyaset yapıyor.

Şengal şu anda bizim değil, Şengal’deki sorun çözülecek gibi değil ve halkın bu şartlarda geri dönmesi çok zor. Başka bir ülkeye gitmekten ise başka çaremiz yok.  

– Bölgesel ve uluslararası toplum Ezidilere yardım ediyor mu?

TV’ye çıkıp “Ezidi kadınları ve kızlarının ne yaşadıklarını biliyoruz; yardım edeceğiz” diyenler yalan söylüyor. Birer reklamdan ibaretler.

Halen halkımız çadırlarda yaşıyor ve kaderleri belli değil. Ezidilerin başına gelen ve kampta yaşayan hangi dinden olsaydı çoktan bir çözüm bulunmuştu.

Ama yok! Ezidi olduğumuz için yardım eli uzatılmıyor. Dünyanın hiçbir yerinde 4 yıl IŞİD’in elinde kaldıktan sonra kurtulan sonra kampa yerleşip, 100-200 bin dinar almak için hastanelerde ve kampta temizlik işlerini yapanlara rastlayamazsınız…
 

10.jpg

Fotoğraf: Karwan Beadri / Independent Türkçe​​​​​​​​​​​​​​


– Kadınlara mesajın var mı?

Kadınlarımızın, kızlarımızın haklarını savunmasını ve güçlerini toplayıp ayakları üzerinde durmaları gerektiği mesajını vermek istiyorum.

Aslında sadece Ezidi değil; tecavüze ve şiddete maruz kalan tüm kadınların hayata karşı daha güçlü ve dirayetli olması gerekiyor.

Çünkü başka çaremiz yok!

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

3 + 20 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla