Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

İsmail Beşikçi ve Heykeli Dikilen Adamlar


Hasan Dere / Aslında ihanet önemli adamlarda görülürse vahamet kesp eder!

İsmail Beşikçi, bu satırları yazan kişi üzerinde çok az etkide bulunmuş bir bilim adamıdır. Nedeni de tek tek makaleleri dışında henüz okuduğumuz bir eserinin olmamasıdır.

Ancak yapılan etki de yaşamı boyunca karşılaştığı en sarsıcı sonuca neden olmuştur. Üstelik bu sonuç, sadece beni değil, Kürdistan toplumunu bir bütün olarak onarılamayacak erozyonlara uğratmıştır.

Elbette, değerli Beşikçi bir suç işlemiş değildir. O, ne tür etkide bulunduğundan bile habersizdir. Sadece bir aydın olarak, mazlum Kürdistan halkının yanında yer almak istemiştir. Bizim, Kürt dostu bu bilim adamının duruşunu örnek alarak, düşüncelerimizden vazgeçeceğimizi nereden bilebilirdi!

1990’lara kadar PKK hareketini, MİT’in bir kuruluşu olarak değerlendirmekteydim.

Çünkü bir devlet hiyerarşisinde yer alacak kadar deneyimli ve okumuş ne kadar Kürt varsa PKK tarafından katledilmişti.

1990 yılı sonrasında birkaç kişi durum değerlendirmesi yapmak üzere bir araya gelmiştik.

Kürdistan toplumu ve TC sömürgecileri arasında Cizre, Mardin, Şırnak gibi illerde sokak çatışmaları yaşanmaktaydı.

Durum, Paris’li işçilerin imparatorun askerleriyle çatışmasına benzemekteydi. Kuşkusuz Kürdistan halkı yenilecekti, ama bizler durumu seyretmekle kalamazdık. Ne olursa olsun halkımızın yanında yer almalıydık.

O sırada M adlı arkadaş bize, Beşikçi’nin PKK’yi bağımsızlıkçı bir çizgi izlemekle tanımlayan bir yazısını gösterdi.

Üzerinde uzun süre düşündük. Beşikçi hoca yanılıyor olamazdı, ve kendi düşüncelerimizi terk ederek, PKK’yi desteklemeye karar verdik.

PKK’nin seyyar çalıştığı ilimize yerleşmesini sağladık. Yapılan ilk toplantıda o büyük önder Öcalan’ın bir kaseti gösterildi. Kasette gördüğüm kişinin, psikolojik sorunları bulunduğu çok net olarak görülüyordu. Adam, çıplak elleriyle azını burnunu temizledikten sonra gözlerini ovalıyor ve avuçlarıyla saçını yolar gibi yukarılara doğru çekiştiriyordu. Konuşmaya başladığında, gözlerini açamıyor ve zorlukla iki kelimeyi bir araya toplayarak konuşmaya çalışıyordu.

İşte bu Öcalan’dı.

Fakat hiçbir taraftarı bunları göremiyordu. Öcalan ne derse desin, tıpkı Saddam meclisinde görülen ve tamamen idareciler tarafından yönlendirilen bir şakşakçılık tezahürü kopuyordu.

Durumu arkadaşlarıma ilettikten sonra, ‘tam bir psikopat’ demeyi de ihmal etmemiştim.

İlk katıldığım eğitim sonunda istenen raporu yazdığımda, görevli Hüseyin kod adlı kişi okuduktan sonra yırtarak attı. Önceki eğitim tedrisatından geçenlerce yazıldığı anlaşılan ve ‘ben mit idim, Başkan beni adam etti’ biçiminde  ruhunu teslim eder nitelikte yazmamı talep etti.

Kendimi siyasi polise ifade verir hissetmiştim. Bana karşı kullanılmak üzere hayatımdaki sırlar isteniyordu. Bu düşünceyle, bilinçaltı savunmaya geçtim. Böyle bir rapor yazmayı reddettim. “Kötü tutumlarım, yanlış düşüncelerim bulunmuş olabilir, ancak asla MİT veya hain gibi bir şey olduğumu kabul edemem” dedikten sonra işlerine gelmiyorsa bulunmayacağımı ifade etmiştim.

Zaten kısa bir süre sonra da bütün ilişkilerim kesildi.

Beşikçi, yeniden PKK eğilimindeki kürdistan-post.com’da yazı yazmakla, tehlikeli sonuçlara yol açacak bir başlangıca neden olabileceğini göremeyecektir.

Hala eleştiriye tahammül etmeyen, burnundan kıl aldırmayan, işlediği cinayetlerin hesabını vermeye yanaşmayan PKK’nin, yeniden güç kazanması Kürdistan halkına yarar değil zarar getirecektir.

Umarız Beşikçi, nelere neden olacağının hesabını da yaparak bu sayfaya geçmiştir.

Bir noktayı daha belirtmeliyim.

İlk yazı yazdığım sayfa nasname.com’du.

O sırada PKK çok güçlüydü ve PKK’ye dil uzatan herkes cezalandırılıyordu.

Selim Çürükkaya’nın yazdığı ‘Apo’nun Ayetleri’ni okuyan kişilere saldırılmış, hatta içlerinden biri, dairesinde kapıya çıkan çocuğunun gözleri önünde ağır yaralanmıştı..

PKK kültürüyle yetişmiş Şükrü Gülmüş Hoca, tıpkı Çürükkaya gibi sistemin yıkılması için, kuraları çiğneyenlerin çoğalmasına çalışıyordu. Bu nedenle nitelik önemi olmaksızın, eli kalem tutan herkesi sayfasına alıyordu. Miadı dolanı da postalıyordu.

Gerçek devrimcilerin kaderi, kaçınılmaz yazgısı üçkağıtçılar tarafından istismar edilmeleridir. Tabir caizse kullanılmalarıdır.

Bu kurbanlar lekolin.org ve malame.org’u kurdular.

Malame.org’un kuruluş aşamasında, Ali Usta beni arayarak yazmam için söz istedi. Uzun sözün kısası kabul ettim. Ancak Ali Usta ve ekibi bu kullanılmayı hazmetmemiş olacaklardı ki, Şükrü Hoca’yı cismen tehdit eden yazılara yer verdiler. Bu da ayrı düşmemize neden oldu.

Aynı süreçte yürüttüğüm newroz.com’daki misafir yazarlığım da tenkitlerimin hazmedilememesi ile sona erdi.

Ali Usta, bir gün beni arayarak bir kampanya yürütmekten bahsetmişti.

Kampanyanın konusu Beşikçi Hoca’nın büstünü dikmekti.

İlk sözüm, ‘dikilmiş olanları yıkamıyorken, lütfen yenilerini başımıza bela etmeye kalkma’ olmuştu.

Üstelik bizim gibi birçok insanın PKK’ye doğru yönlenmesinde Beşikçi hocanın rolünün bulunduğunu da anımsatmıştım.

Beşikçi hoca nerede yazarsa yazsın zevkle okuyacağız. Ancak, tercihini kurdistan-post’ta yapmıştır. Umarız bu tutumuyla Beşikçi, Heykeli dikilen adamlara karışmaz!

Çünkü bunun iki türlü riski vardır; ilki çoğu cismen ölüdürler. İkincisi de dikili heykeller arasında halka dost olan yok gibidir!

Hasan Dere

31.12.99

Dün (14.04.2019) yani yazımdan 20 yıl sonra Ali Usta’nın hayali gerçekleşti ve Kürdistan Güney’de Duhok Üniversitesi değerli Hoca İsmail Beşikçi’nin heykelini dikti.
Umarım değeri Beşikçi’yi bu düşünüşümden dolayı incitmemiştir.
HD

Yazar: Hasan Dere

Hasan Dere 1954 Malatya´da doğdu. Sosyalist Parti Kurucuları arasında yer aldı.1983/84 yıllarında Kawa üyesi olmaktan yargılandı. 1989’dan beri Almanya’da siyasi ilticacı ve 2000’den beri Alman vatandaşı olarak yaşıyor.

Tüm Yazıları
3 Yorum
  1. Hasan Dere diyor

    Sağ olsun Selim Çürükkaya bu yazıyı buraya asmadan önce redakte edilip edilmediğini sormuştu. Redeksiyonda fena olmadığım karşılığını vermiştim . Lakin yazı asıldıktan sonra birkaç yerde imla hatası bulunduğunu gördüm.
    İlki ve bağlacından önce kullanılan bir virgül;
    ikinci olarak son cümlede ‘incitmemişimdir’ yerine ‘incitmemiştir.’ yazılması gibi.
    Yazılış hatalarından dolayı okuyucunun anlayış göstermesini rica ederim.
    Yazılarımı izleyip yorum yazan BARZAN’a özellikle eleştirilerinden dolayı teşekkür ederim.

  2. Barzan diyor

    Ismail hoca deyerlidir ve laiktir.
    Ba§ùrè Kurdistan hùkùmeti ve PDK daha oncede kuzey Kurdistanli pe§merge k Said çùrùkkaya ve deyerli ailesini onurlandirdi.
    Daha oncede sayin be§ikçi onurlandirilmi§ti.
    Bakin pe§merge oldùren Ibrahim Ehmedin çocuklari Kurd tutsaklarinin olùmene sebeb Leyla Gùvene odùl verdi ama utanmaktan sahib çikamadilar.
    Hele demokrasi ve Yahudi dù§mani Leyla Halidin ziyareti,beterinde beteri.

  3. Barzan diyor

    Heja Hasan.
    Hepimiz senin ya§adiklarini ya§adik.
    Erken yada geç.
    Demokrasiyi bilmiyorduk ve demokratik sistemler ve kalkinmi§ ùlkeler bize suçlu emperyalizim diye anlatildi.
    Cihadist Troçki ve zùlfikàrli Stalin kominizmi kendi denizimizde bize yilan olmu§tu.
    Medeni Duran zararli siyasi elementlerden birini daha geçen gùn ke§if edebildi.
    Islami alkolù kominizim.
    Katilimiz Kurtarici idolumuz olmu§tu eksik olan kominist orgùt propagandilariydi.
    Bunlardan biri Ismail hoca .
    Neyse Hevlerde heykel.
    imralida ve Qendilde Ziya Gokalp olan yine ismail hoca.
    Qasem bilah yabanci dine ve idelojiye tobe.
    Dilerim ismail hoca biraz bu Turk olmayan Tùrkcù dev§irmelerle ugra§ir.
    Biz Kurdler dost ve dù§man yabanciyi çok severiz.
    Kendimizden olanlari unuturuz.
    Selamlarla.

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

five × 4 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla