Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Salih Aras, Güney Kurdistan’a Yönelik Provakasyonlar!

T. C’nin G. Kurdistan’a sürekli saldırıları, ‘PKK’ ya da, KCK-Kandil’e  yönelik değil. Tümüyle G. Kurdistan Halkın’ın kazanımlarına yöneliktir. Bunun en somut ve pratik örneğini;  G. Kurdistan’da yapılan Bağımsızlık Referandumu sürecinde gördük. İran ve  Türkiye, Irak Merkezi Hükümetiyle tek devlet gibi hareket ettiler. Kurdistan ablukaya alındı.

Peki bu dönem (ve her zaman) KCK kimden yanaydı? Bunu her kürdün düşünmesi gerekiyor!  Diyorlar ki; ‘G. Kurdistan toprakları Türkiye’ye  peşkeş çekilmemeli’ Tüm Kurdistan’ı sömürgeci devletlere peşkeş çekmek isteyen,   KCK- İmralı ve bağlantılarıdır. Önce Efrin’in nasıl peşkeş çekildiğini izah edin.  Yada  Kuzey Kurdistan’da bir  evi  inşa edecek kadar bir yer ( fazla değil  yüz metre kare) kurtarın sonra konuşun.

KCK’nin son  dolaylı açıklamalarında Güney Kurdistan’a yönelik saldırılar: ‘Bu saldırılar Diyarbakır’a Batman’a Urfa’ya yapılmış gibidir, arada bir fark görmüyoruz.’

Adama sormazlarmı; Diyarbakır, Batman  ve Urfa kimin elinde ve kotrolünde? Bu bölgeleri KCK mi yönetiyor? Bu nasıl bir kıyaslama ve benzetme? G. Kurdistan’da Kurdistani seçilmiş bir yönetim var. Kurdistan Bayrağı dalgalanıyor, güvenliği Peştmerge Ordusu sağlıyor, kanunları var. Peki Diyarbakır, Batman ve Urfa’da kimin  kanunları geçerli? Kazanmış olduğunuz belediyelerde bile hangi otoritenin kanunlarına göre hareket ediyorsunuz?

Yalanında bir sınırı olmalı!  T.C’nin G. Kurdistan’a yönelik hava saldırılarının, Diyarbakır, Batman ve Urfa’da olabilmesi için, önce  belirtilen bölgelerde T. C otoritesinin tümden kırılması gerekiyor. O zaman bir kıyaslama yapabilirsiniz.

Olayın gerçek yanı şu; Türkiye ve İran KCK’den bahane yaratmalarını istiyor. Irak Merkezi Hükümeti de  onaylıyor. Saldırılar bu plan dahilinde yürütülüyor.

Sorunların çözümü, doğru anlaşılmayla mümkündür. Anlaşılmadı mı, çözümü de mümkün olmaz. Halkımızın kararını vermesi gerekiyor. Daha fazla acı çekmek ne marifet ve ne de kaderdir.

Öcalan, KCK ve HDP, tüm bağlantıları bağımsız bir Kurdıstan’a karşı olduklarını defalarca belirttiler. Dört sömürgeci devletinde toprak bütünlüğünden yana olduklarını her fırsatta dile getiriyorlar.

Halkımız bu söylenenler hakkında net davranmalı. Yani karşıdaki ne diyorsa o dur. KCK’nin bir devlet kurma planı yok, istemiyor da. Peki Kürt gençlerini ne için çatışma ortamlarına sürüyor? ‘Demokratik’ (!) bir Türkiye için bu gerekmiyor.

Silahlı güçleri tutmanın amacı tümüyle Kürtlere yöneliktir. KCK,  G. Kurdistan’da en başta İran, Irak ve Türkiye’den destek alıyor. Olayların sonuçlarına bakın, karar verin! KCK’nin mevcut politikası G. Kurdistan’da kime kazandırıyor? KCK’den İran’a yönelik tek bir olumsuz söz duydunuz mu? Ama her gün İran’da Kürtlere yönelik idam, işkenceler ve zulüm hiç durmak bilmiyor. Irak Merkezi Hükümeti ve özellikle İran bağlantılı Şii gruplarla iç içeler. Şengal örneği.

‘Tecrid’ var dediler, güya kaldırdılar, sonra mesaj geldi, Güney Batı Kurdıstan için; ‘Türkiye’nin hassasiyetleri dikkate alınmalı’ ve İstanbul belediye seçiminde ‘tarafsız durun’ anlamı; AKP’yi destekleyin.

Bunların her biri açılması gereken konulardır. Neden bu yapılanma kurulduğu günden beri Kürtlerle savaş halindedir? Kırk yıldır Kürtlere ne kazandırdı? Bütün eylemleri Kürtleri tüketme ve Kürt gücüyle Kürdü yok etme üzerine tasarlanmıştır. G. Kurdistan da yapılmak istenen budur. Yüzyılı aşkın bir süredir, ilk defa Kürtler G. Kurdistan’a hakim oldular. Tüm Dünya’daki Kürtler Oraya umutla bakıyor. Sömürgeciler bu umudu yok etmek-yıkmak istiyor. Ve hem de KCK ve bağlantılarıyla Kürtleri kullanarak. Maalesef milyonlarca Kürt, kendisi de  tüketecek olan bu sömürgecilerin ortak oyununa destek veriyor. Bu oyunun farkına varmadan, kazanma mümkün değil. 40 yıldır hep kaybediliyor!! Kazanan kim??

Kısa bir  not; bu  gün basın açıklaması yapan TBMM millet vekili Leyla Güven; ’Kürd’ün Kürt’ten başka dostu yok’ demiş. Bunu şiddetle kınıyorum.

Bu cümlenin orjinalı; ‘ Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur’  Bunu yüzyıldır ırkçı Türkler söylüyor.  Türk ırkçılığını  hiç kimse Kürtlerin üzerine atmasın. Kürtler hiç ırkçı olmadı. Bizde insanlık sevgisi var. Acaba sayın  milletvekiline bu sözü kim söyletti?

14.07.2019  Salih Aras

Yazar: Salih Aras

Salih Aras, 1960 da Kars’ da doğdu. 1980 üniversite sınavlarında Istanbul Teknik Üniversitesi’ni kazandı. Aynı yıl Ekim ayında Ala Rızgari saflarında güney Kurdistan’a geçen ilk 8 kişilik grubun içindeydi. 1982 Şubat’ında kendi olanaklarıyla Avrupa’ya çıktı. 1982 Newroz’unda Diyarbakır Zindan Direnişlerinden etkilenerek, PKK’ye katıldı. 1987 sonlarına doğru PKK Avrupa Merkezine seçildi. 1988 Mayıs’ında A. Öcalan’ın bir telefon talimatıyla PKK Avrupa sorumlusu oldu. A. Öcalan tarafınfan sürekli dayatılan; Örgüt içi ve Kürtlere yönelik infazları kabul etmediği için. 1988 Ağustos’unda bir grup arkadaşıyla birlikte ayrıldı. Avrupa da mülteci olarak yaşıyor.

salih.aras94@gmail.com

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

three × 5 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla