Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

NE ERDOĞAN NE DE ÖCALAN…

Salih Aras/ Türkiye Cumhuriyeti’nde ‘Solculuk’ ve ‘Dincilik’ iş olarak verilir. Aynen bir köprü, yol ve ya da cami-okul ihalesi gibi. Devletten iş alırlar ve Devletin istemi doğrultusun da yerine getirmeye çalışırlar. Devlet dinciliğinden gelme Erdoğan’la, Devlet solculuğundan gelme Öcalan’dan Kürtlerin lehine beklentiye girme bir hayaldir. Erdoğan’ın Kürtlere en ‘dost’ göründüğü Diyarbakır Buluşmasın da (2012) bile, Şivan’a hoş geldin derken; ‘ülken Türkiye Cumhuriyeti’ne hoş geldin’. demişti. Türkiye’nin resmi sınırları içinde Kürt ve Kurdistan’ı kabul etmiyor. Biraz G. Kurdistan’ı kabul eder gibiydi, sonra Ondan da vazgeçti, Refarandum Sürecinden beri keskin anti-Kürt tavrını şiddetle açık bir şekilde sergiliyor. Konuşmalarında sürekli Kürtlere karşı, hakaret ve rencide etmeyi alışkanlık haline getirmiş. Kürt ve Kurdistan Sorunlarını Kürtler lehine çözmek; Kürtleri sevmekten, Dillerini, Kültürlerini, Tarihlerini ve yaşadıkları toprakların asil sahibi olduklarını kabul etmekten geçer. Soruna böyle yaklaşılmadı mı, geçmiş inkar politikalarının farklı biçimlerde tekrarından başka bir şey olmaz. Erdoğan inkar politikasında ısrar ediyor. Fiziki yok etme yol- yöntemleri üzerinde yoğunlaşıyor. Rojava Kurdistan’ına yönelik politikası budur. IŞİD alanda güçlüyken, Kobani’ye saldırdığı dönem, ‘düştü-düşecek’ diye meydanlarda sevinç çığlıkları atıyordu. Ve IŞİD’ e bütün kapılar açıktı, halen de öyledir. Suriye –Irak’ da ki bütün Radikal-İslamcı, Irkçı-faşist oluşumların en büyük destekçisi, T. C Devleti’dir. Bütün Dünya bunun farkında. Tabi IŞİD üzerinde ABD-Rusya ve bölge

Mehmet Selim Cürükkaya

Devletlerin farklı hesapları var. IŞİD başta Türkiye ve farklı ülkelerden yardım almazsa, en fazla birkaç aylık ömrü olur. Erdoğan’ın Rojava Kurdistan’ına yönelik hesabı, Kürt toprakların da birkaç İdlib oluşturma ve Irkçı-Radikal İslamistlerle doldurma. Bu güçleri kullanarak Kurdistan Ulusal Hareketi’ni dört parçada yok etme-bitirme. Devlet’in Din (T. C’nin) anlayışından gelen Bir’ inin Kürdistan gerçekliğini kabul etmesi düşünülemez. Böyle Bir’i ancak Din’i (T. C’nin) çıkarları için kullanarak, Kurdistan’ı inkar, Halkının haklarını red etmek için kullanır.Efrin’ de Kürt Halkı’na yapılan her türlü vahşet ve züllüm de Türk Din Anlayışının belirleyici bir payı var. Efrin Kürtlerine yönelik, yağma, talan, tecavüz, işkence ve mallarına-mülklerine el koymada T. C Diyanet İşleri Başkanlığının onayı var. Dinsel anlam da vahşeti yapanlara bir de Din ve Tanrı adına mükafat da veriliyor. Türkün Din anlayışı; ‘ver Allah’ım verdir’ Yaradan dan her şeyi isterler, Din’de ihtiyaçları neyi gerektiriyorsa öyle kullanırlar. Fırat’ın batısında Rusya’yla, doğusunda ABD, gönlün de de IŞİD ile dost olan Türkiye’nin tek Düşmanı Kürtlerdir. Bir ‘Örgütü’ bahane etme sahtekarlıktır. İddia ettikleri hareketin Lideri ellerin dedir. İstedikleri gibi de kullanıyorlar. Yine bir ‘Çözüm’ sürecinden bahseden çevreler var. Hatta aktörleri de belirliyorlar. Diğer taraftan T. C Devlet’i, Rojava Kurdistan’ına yönelik işgal hazırlıklarını sürdürüyor. ABD ile nelerin konuşulduğunu, şimdilik bilmek pek mümkün görünmüyor. Zamanla anlaşılacak.

Mehmet Selim Cürükkaya

Yeniden bir ‘ Çözüm’ süreci hiç mümkün değil. Bir sorunu çözmek konuşmayla olur. Türklerin Tarihin de bu yoktur. Balkanlarda, Kuzey Afrika’da ve Orta Doğu’da ne zaman hangi Halkla konuşarak sorunları çözmüşler? Böyle bir gelenekleri hiç olmamış. Zor ve şiddeti kullanarak ezerler. Yada karşı şiddet Onları ezer. Yani Türklerle Çözüm Zor’ dan geçiyor. Çözüm ancak Kürtlerin gücünü doğru kullanmasıyla mümkündür. Zor’u olacak, zorlayacak. İstemeyle ve dilenmeyle hiçbir zaman olmayacak. Türk Yönetimi neden şiddet yolunu seçiyor? Adam tarihe yazılmak, tarihe mal olmak istiyor! İktidarını sonsuz düşünüyor. Nasıl olacak? Rusya, ABD ve ya da İran’la savaşacak gücü yok. Dünya’da, Bölge’de gücü yeteceği bir Halk var; Kurdistan Halkı. Parçalanmış ve devletsiz bir Halk. Silah üstünlüğü var. Hem ABD ve Batı ülkeleri Kurdistan’ı kurmak istiyor, iddiaları var. Hem de onlardan destek ve izin alarak Kürt Halkını yok etmek istiyor! Neyin müzakeresi olacak, bunlarla! Şu bir gerçek ki, ABD izin vermezse, Türkler Güney Batı Kurdistan’a giremez! Nasıl ki, Rusya’nın izni ile Afrin’i işgal ettilerse, G. B. Kurdistan’ın tümünü girme ve işgal etme, Ancak ABD’nin izniyle mümkündür. Bu girme işgal kolay olmaz, ama T. C’nin silah üstünlüğü var ve bölgesel-yerel güçlerden ciddi destek alır. Başara bilirlerse ikinci bir Arap Kemeri olur. Buda Kürt Halkı için büyük bir kayıptır. Bu durumda Öcalan’dan çözüm bekleyenler ve O’nu pazarlayanlar da zaten hiç eksik olmuyor.

Mehmet Selim Cürükkaya

Kim inanıyor, ‘imkan verilse’ Öcalan, Erdoğan’dan farklı konuşacak? Osman Öcalan kimdir? Abdullah Öcalan’ın kardeşi. PKK’de Abdullah Öcalan’dan sonra (ayrılana kadar (2004) en yetkililerden biri. Hatta PKK’nin, hep savaşın dışın da kalmış Genel Kurmayı idi. Şimdi ne diyor; Erdoğan’ı Ümmet’in Lideri yapıyor, Kürtler de O’nun savaşçıları! Tabi ki eğer O kabul görürse! Taktirine sunuyor. Abdullah Öcalan’ın da diyeceği de budur. Bunları zaten defalarca söyledi!!! Sorun neden anlamıyoruz? Çözüm bura da gizlidir. Bu ‘giz’ çözülmediği sürece kaybetmeye mahkumuz. Öcalan adı; Kürtlere kaybettirme oyunudur. Türkiye de Sol’un anlamı da budur. Bütün tarihi boyunca Türk Sol’u Türkiye de ve uluslar arası platformlar da hep Anti-Kürt olmuştur. Bu gelenekten geldiğini gururla söyleyen PKK’nin Ankara Grubu Kürtlerin hayrına bir şey yapmaz. ‘15 bin Kürdü kendi içimizde öldürdük, gücümüzün yüzde doksan beşini örgüt içinde kullandık’ diyenden ne bekliyorsunuz?

Yazar: Salih Aras

Salih Aras, 1960 da Kars’ da doğdu. 1980 üniversite sınavlarında Istanbul Teknik Üniversitesi’ni kazandı. Aynı yıl Ekim ayında Ala Rızgari saflarında güney Kurdistan’a geçen ilk 8 kişilik grubun içindeydi. 1982 Şubat’ında kendi olanaklarıyla Avrupa’ya çıktı. 1982 Newroz’unda Diyarbakır Zindan Direnişlerinden etkilenerek, PKK’ye katıldı. 1987 sonlarına doğru PKK Avrupa Merkezine seçildi. 1988 Mayıs’ında A. Öcalan’ın bir telefon talimatıyla PKK Avrupa sorumlusu oldu. A. Öcalan tarafınfan sürekli dayatılan; Örgüt içi ve Kürtlere yönelik infazları kabul etmediği için. 1988 Ağustos’unda bir grup arkadaşıyla birlikte ayrıldı. Avrupa da mülteci olarak yaşıyor.

salih.aras94@gmail.com

Tüm Yazıları
1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Son cümle herşeyi anlatıyor ve beni kahrediyor çünkü düşman tarafından değil-dost bildiğin tarafından arkadan vurulmak en alçakvari eylem.TC kadastro memuru,MİT elemanı,Kürdistan hain sülalesi Öcalan’ı canı cehenneme!!!
    Benim Amcam Ali Ömürcan’ın kemikleri Lübnan Arap çölünde kayıp oldu-sayısız yoldaşımı ve sırdaşımı sırf öksürdüğü için Öcalan hain tarafından kurşuna dizildi.Öcalan sülalesi bir Muawiye takımı!!!Sakine Ana bu İblis yüzünden katledildi!!!
    Öcalan Kürdistan için bir Selanik dümeni-TC İttihad ve Terakki İngiliz kafatas ırkçı kurum-Öcalan bir numaralı Azad Kürdistan ve PKK düşmanı.
    Teslimiyetçi muhbir ve MİT Halfeti Şube Başkanı!!!

    Silav u rez

    Brazi li Şehiden Kurdistane bi naven Ali,Mustafa u Salman Ömürcan

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

6 + 18 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla