Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Murat Dağdelen’in romanı: Medya Düşerken

Murat Dağdelen’in Medya Düşerken isimli romanını okurken, elimdeki kitabı gören bir arkadaşım, “medya mı kaldı, hepsi çoktan Tayyip’in eline düştü” deyiverdi. Demek ki romanın ismi bu devirde böyle bir çağrışım da yapıyor. Elbette ki bu medya o medya değil!

Murat Dağdelen orijinal bir konuya el atmış. Çoğumuzun, Kürtler’in ataları olarak kabul ettiği Medler, Med imparatoru Astyages, Astyages’in kızından olma torunu Kuroj ve Astyages’in büyük komutanı Harpagos’un başrollerini oynadığı olaylar örgüsü romanın iskeletini oluşturuyor.

Romanı anlatarak merakınızı tüketmem haksızlık olur, merak eden romanı elbette bulup okur.

Medler, Med imparatoru Astyages ve onun iktidarı etrafında dönen olaylar son derece akıcı bir üslûpla anlatılmış. M. Dağdelen, tarihin çok az bilinen bir dönemine bir tarihçi olarak değil, bir romancı olarak eğilmiş. Neden böyle bir konuyu seçtiğini kitabın yazarına sorduğumda şu cevabı aldım kendisinden: “Tarihe biraz meraklı bir adamım, Medler hakkında Heredot Tarihi’nde iki üç sayfa bilgi var, başka da bir şey yok. Bu beni bilimsel bir eser ortaya koymak yerine roman yazmaya sevk etti”

Kimi romanlar tamamen kurgu, kimi romanlar kurguyla gerçeğin karışımı, kimi romanlar da yaşanmış, gerçek olayların  üzerinden yükselir.

Dağdelen de yaşanmış önemli bir hadiseyi temel alarak roman tekniğinin yazara sağladığı özgürlükten de yararlanarak yeni karekterler yaratmış, gerçek karekterlerle Dağdelen’in karekterleri biraraya gelmiş, sinema filmi tadında bir kitap ortaya çıkmış. Bu arada Dağdelen’in yarattığı kimi karekterler sizde bir “dejavu” durumu yaratabilir, söylemiş olayım.

Kitabı bitirdikten sonra M.Dağdelen’e kitapla ilgili izlenimimi aktarırken şunu söyledim: Ben küçükken, bizim oraların uzun kış gecelerinde büyüklerimizin anlattığı masallar/Çiroklar vardı, bu romanı okurken o çirokları anımsadım nedense, masal tadındaydı romanın. Tek eleştirim, gözden kaçan imlâ hataları olmuş”

Romanda Medlerin yeni kralı Kuroj’un ağzından dökülen cümleler kafanızın içinde bir süre yankılanıp durabilir. Şöyle diyor Kuroj: “Toplumlar, sadece o toplumu yönetenler istediler diye bozulmazlar. O toplumu oluşturanlar buna olanak verdikleri, zalime boyun eğdikleri ve korktukları için bozulurlar. Bu Ehrimen imparatorluğu aynı zamanda sizin içinizin aynasıdır. Sizi yansıtır. Bakın ve kendinizi görün. Siz boyun eğdiğiniz ve yol verdiğiniz için bütün bunlar başınıza geldi. Ülkenin zindana dönüşmesi, içinizin zindana dönüşmesiyle başladı. Karanlığın ruhunuzu ele geçirmesine izin verdiğiniz gün her şey bitmişti.”

Yazar: Ulaş Boz

1975 yılında Dersim/Mazgirt'te doğdu. Marmara Üniversitesi Iletişim Fakültesi/ Radyo Televizyon Sinema Bölümü mezunu. Türkiye'de Ulusal televizyonlarda kameramanlık ve kısa bir süre de yönetmenlik yaptı. Eylül 2009'dan beri Almanya'da yaşıyor.

Web sitesi: http://www.liberalsol.com

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

14 + 2 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla