Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Hasan Gülbahar

Sosyolog Sevgi Çeçen Mersindeyken Hasan Gülbahar adını Adil Okay’dan duymuş ve yine Adil abinin  “Görülmüştür” adlı internet sayfasından okumuştu kendisiyle ilgili haberleri.

Sevgi’in bana yazdığı anekdottan öğrendim Hasan’ın hikâyesini. 

Yüzlerce suçsuz yere ceza alan mağdurlardan haberdar olmadığı gibi Hasan’ın da 35 yıllık hapisliğinin son deminde Türkiye devrimci/demokrat kamuoyun haberi oldu.

Sosyolog Çeçen’in duyarlılığı, içindeki yangını bana aktarmamış olsaydı belki benimde haberim olmayacaktı. 

Ergenliğe ilk adımını şaibeli ve sonuçları çok tartışılan bir suçtan cezaevine konulduğunda attı. İlk gençlik yılları ve 36 yıllık mahpus hayatının günlük aktivitesini cezaevinin kurallarına çoğunlukla uymak zorunda bırakıldığı, cezaevinde edindiği yatkınlıklarının dış dünyada karşılığı olmayan bir yaşamdır. 

Koskoca bir ömür, koskoca bir gençlik, koskoca bir gelecek, koskocaman doğmamış çocuklar ve koskocaman gasp edilmiş bir hayattır Hasan’ın öyküsü. 

Hasan’ın yabancısı olduğu yaşama bu gün merhaba diyeceğini bilgisini aldığında Sevgi sevincini kelimelere sığdırırken, Hüznünü gözpınarlarının insafına bırakıyordu. 

Sevgi, adaletsizliğin, hukuk bilmezliğin ve vefasızlığının sosyolojisini tanımlarken İbn i Halidun’un  “coğrafya kaderdir” sözünün altını çizerek,  “Hasan bu gün Tekirdağ F tipi cezaevinden çıkıyor. Ne çok sevinmiştir.” Diyor. 

Hasan gerçekten çok mu sevinmiştir?

Sevisin tabi; 36 yıldır kaybettiği gökyüzünü bulmuş olmanın sevincine, zamanla sınırlı olmayan kucaklaşmalarla sarılsın özlemlerine, vakitsiz uyumaya, öğünsüz yemeğe sevinsin…

Kaybettiği yılları yaşayacağı yıllar karşılar mı bilinmez.  Bildiğim bizlerden ve dünyadan her zaman alacaklı olacağıdır. Ona 36 yıllık bir ömür burçluyuz. 

Bu günden sonra yaşam ona ne verirse uğradığı bu haksızlığı telafi eder bilinmez. Bilinen o ki Anayasa Mahkemesi bile onun haksız yere yattığını kararını ancak dört koca 365 günden sonra verdiğidir. Adalet tecelli etmiş mi dir?

Hasan ile 36 yıldan sonra bu gün büyük buluşma günü.

Aramıza hoş geldin Hasan

Yazar: Azad Sagnic

15 Ekim 1960 tarihinde Bitlis’in Tatvan ilçesinde, dünyaya geldi. Orta öğrenimini Tatvan’da tamamladı.1980 Askeri darbesine kadar 20 den fazla gözaltı ve tutukluluk yaşadı. 1980 darbesinden sonrada, Babası Faqi Hüseyin, Abisi Nevzat ve kardeşi Ferhat’la iki kez tutuklandı. Uzun işkenceli sorgulardan geçti Kars, Erzurum, Muş, Tatvan, İstanbul’da çeşitli dönemlerde gözaltına alındı ve hapis yattı. Diyarbakır cezaevinde Ölüm orucunda yaşamını yitiren Orhan KESKİN’in yaşamını anlatan, "Bana Beyaz Bir At Getirin" kitabının yazarıdır.

Yazara mesaj göndermek için burayı tıklayın: biyanazad@hotmail.com

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

twelve + three =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla