Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Ağlıyorum Diyarbekir!

Selim Çürükkaya 2006 yılında Ağlıyorum Diyarbekir! Makalesini yazdı. 2015 Yılında Diyarbakır Patladı ve kendi kendisini vurdu.

Selim Çürükkaya / Bu yazıyı 2006 Tarihinde yazmıştım. Diyarbakır ‘ın patlayacağını kendi kendisini varacağını belirtmiştim. Diyarbakır patladı, kendi kendini vurdu. Bende bu yazıyı güncelledim:

Seni bilirim Diyarbekir, hemde bütün yüzlerinle tanırım seni.

Surlarını, yollarını, kapılarını, semtlerini, sabrını ve öfkelerini

Bilekleri kelepçeli, ayakları Prangalı Şeyx Said’i, Piran’ı boynu eğik karşıladın.

O, arkadaşlarıyla birlikte dar ağaçlarında sallanırken, sen kan ağladın..

Ama bir şey yapamadın.

Derin bir suskunluğa gömüldün.

Kadim taktiğindi bu!

Gel görki suskunluğun isyanın kadar anlamlıydı.

Kendinden hiç uzaklaşmadan surların gibi ayakta kalmayı hep başardın.

Kimler çarpmadı ki surlarına?

Kimler eriğip gitmedi ki Kültürel deryanda!

Hangi zalim payidar oldu ki o surların arasında?

Söyle bana, susma ama söyle Diyarbekir!

Sen isyancı çağımın kentisin, hatırlıyorsan suskunluğuna kızmıştım!

Sokaklarında dolanan sarhoşlarına

Stadyumlarını dolduran Futbol hastalarınna

Kahvelerini tıklım tıklım dolduran çaresiz işsizlerine küsmüştüm.

Korkması gerekenlerden korkmanı hiç mantıklı görmemiştim.

Yoksul Bağlar semtini karargah haline getirmiştim

Melikahmed’i ve Mardin kapıyı çok sevmiştim.

Birde sayıları yirmiyi geçmeyen fedakar arkadaşlarımı

Ne yaman adamlardı be!

***********************************************

Seninleydik Diyarbekir, tek tek semtine, tek tek evine cesaret ektik!

Bilinç taşıdık gençlerine

Zincirleri kırmanın yolunu yöntemini anlattık.

Sinan amca gibi yaşlıların, Xale Rıfat gibi yoksulların gönlünü kazandık.

Onbinlerce kişiyi görünmez bağlarla birbirine bağladık

Ve zalimlere karşı isyan ettik

Korkutanları korkutmaya başladık Diyarbekir.

Sonrasını bilirsin!

Genaralleri, Cuntaları, tankları toplarıyla geldiler

Seni hapishaneye çevirdiler

Bizi de içindeki hapishaneye koydular.

Sen sustun ama biz susmadık Diyarbekir!

Zındanın duvarları, mahkemlerin sıraları şahittir ki biz susmadık

Bağımsız ve özgür Kürdistanı haykırdık

Boyun eğmedik namerde, kendimizi kusmadık!

Cehennem azaplarında bile seni unutmadık

Aksine kendimizi atan kalbin olarak algıladık

*******************************************

Yenilmedin sen Diyarbekir, boyun eğmedin acılı şehir

Başını tekrar kaldırdın.

Gururlu ve onurlu duruşunla düşmanlarına baktın.

Çevrende zulüm gören köylere kapılarını açtın!

Yoksula, kimsesize elini uzattın.

Büyüdün Diyarbekir ve de uyandın!

Dertlerin çoğaldı, çözemedin!

Ve sen patlamaya hazır bir bombasın şu anda!

Patlayacaksın biliyorum!

Patlayıp kendikendini vuracaksın, onuda biliyorum!

Kendini vuran bir bomba olmaktan kurtaramadığım için ağlıyorum!

Selim Çürükkaya
29.06.2006

Yazar: Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

Yazara mesaj göndermek için burayı tıklayın: selimcurukkaya@hotmail.de

Tüm Yazıları

Cevap bırakın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

14 − five =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla