Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

42. YILINA GİRERKEN PKK (2)

Salih Aras / Fis Köyü’nde toplanan delegeler bellidir. Ancak Abdullah Öcalan’ın değişik dönemlerde bahsettiği Çubuk Barajı, (tabi ki Devlet’le arasın da bir sır.) toplantısına kimlerin katıldığı net değildir. Gerçekten bahsettiği gibi midir? Bir şeyler Kurdistan Devrimcilerinden gizli yapılmış mı? Ama Çubuk Barajında mı, ya da başka bir yerde mi?

Katılanlar bilir!

Bura da açık olan; A Öcalan’ın baştan beri Devlet’le gizli bir ilişkisinin olduğudur. Bu dönem hakkında, yakın bir zamanda bir Türk yazar (Abdurrahman Dilipak) A. Öcalan’ın ‘aileden biri’ olduğunu yazdı. Ne Qandil, ne de T. C yetkili kurumları tek laf etmedi.

Yakalandığında, Türkiye’de idam cezası vardı! O’nun için kaldırıldı. Ertuğrul Özkök’ de MİT’in kendilerinden, A. Öcalan’ın idam edilmemesi için yardım istediğini itiraf etti. Buna da kimse itiraz etmedi.

Demek söylenenler doğrudur.

PKK Diyarbakır’ın Fis Köy’ünde, Zoğurlu Ailesinin evinde kuruldu. Seyfettin Zoğurlu delegelerden biri ve ev sahibidir. Bu Aile’ nin yaşadıkları çok önemlidir, PKK’nin ve A. Öcalan’ın anlaşılmasın da bir anahtardır.

Güçlü, yurtsever-ulusal özelliklere sahip Zoğurlu Ailesi hem T. C’nin hem de Öcalan’ın hedefi olur.

Seyfettin Zoğurlu 1986’da günlerce süren bir çatışma sonucu Botan alanında şehit düşer. Bir kardeşi de çatışmalarda şehit olur. Değişik dönmelerde Aile’ nin tüm fertleri Devlet güçlerinin hedefi haline gelir, kendi Köylerinin meydanında işkencelere maruz kalırlar.

Ailenin çoğunluğu katledilir.

Devlet’in bu uygulamaları anlaşılıyor. Biz bu Devlet’i tanıyoruz. Ama Zoğurlu Ailesinin gelini, Seyfettin Zogurlu’nun Eşi, 1980 lerden sonra A. Öcalan’ın bulunduğu alandadır. Geline her türlü işkence yapılır ve sonuç da katledilir. Aynı tarihlerde Hamili Yıldırım’ın Eşi’ de işkenceler sonucu çıldırır ve katledilir.

Zamanla katledilen bayanların sayısı öyle bir arttı ki, sayısını bilen de yok.

Eşi dağda yada cezaevinde olan bir bayana, nasıl davranılır? Kendine Kürt diyen herkes bunu çok iyi biliyor. O bir göz bebeğidir, öyle korunur. Ama Abdullah’ın terbiyesinde, bu yok ki! Bu konuları açan arkadaşlar oldu. Fazla detaylara girmek istemiyorum.

Zoğurlu Ailesi gibi, tümden mücadeleye katılan aileler her zaman Öcalan ve grubu için sorun olmuştur. Aile bireylerinin PKK yönetiminde etkin olmasına fırsat verilmemiş, tehlike olarak görülmüştür.

PKK içerisinde güçlü aile ve bireyler kabul edilmemiştir. Bu günün çaresizliği de bundan kaynaklanıyor. Kuzey Kurdistan’ da PKK oluşumunda etkin olan aileler; Doğanlar, Durmuşlar, Karasungurlar, Zoğurlular, Şenerler, Çürükkayalar, Ömürcanlar vb.vb onlarca ailenin tasfiye edilmesi, bağımsızlık mücadelesinin de tasfiyesi oldu.

Fis Kuruluş Kongresi’nde PKK’nin amacı net olarak belirlenmiştir; Bağımsız Birleşik Demokratik Kurdistan. Diyarbakır PKK Ana Grup Davasında (1981-82) PKK’in kurucu önderlerinden, M Hayri Durmuş ve Mazlum Doğan yargılandıkları mahkemelerde bunu savunmuşlardır.

Peki Abdullah Öcalan neden İmralı’da Bağımsız Kurdistan demedi?

Üstelik Mazlum, Hayri ve arkadaşlarına o kadar işkence yapılmıştı ki ayakta duramıyorlardı. Öcalan ise özel koruma ve doktorlar kontrolünde mahkemeye getiriliyordu.

Kuruluş Kongresi amaç ve ilkeler belli ve çok net. Kimin bu amaç ve ilkelere bağlı olup-olmadığı da ortada. Sadece dürüst, ahlaklı ve vicdan sahibi olmak yeterli.

Abdullah kim?

Mazlum ve Hayri kim?

Kıyaslamak bile ayıp…

PKK’nin Kuruluş Kongre’si Fis’ ten geriye ne kaldı?

Kurdistan Davası’na ve Kongre kararlarına ölümüne bağlı, Direnişçiler:

M. Hayri Durmuş, Mazlum Doğan, Sakine Cansız, Mehmet Şener, Mehmet Turan, Süphi Karakuş, Seyfettin Zoğurlu, Resul Altınok, Abdullah Kumral

İhanet ve teslimiyetçiler:

Abdullah Öcalan

Şahin Dönmez

Abbas Göktaş, Ali Gündüz

Ayrılanlar:
Baki Karer
Kesire Yıldırım, Hüseyin Topdider Ali Çetiner (kayıp)

Qandil’de yaşayan ve Öcalan’ın ihanetçi çizgisinde olan kurucu üyeler ise:
Cemil Bayık
Duran Kalkan
A. Haydar Kaytan.
Yirmiden fazla kurucu üyeden sadece bu üç kişi kaldı. Onların da mevcut durumu ihanetçilerden daha berbat. Demokratik Türkiye için Kürt gençlerini savaşa sürüyorlar…

Kurucu üyelerden üçte biri, yani yedi tanesi PKK tarafından katledildi. Üç tanesi kayıp, üç tanesi ayrılıp Avrupa’da yaşıyor. Üçü Qandil’de. İtirafçı A. Öcalan İmralı’da. M. Hayri Durmuş, Mazlum Doğan Zindan Direnişlerin de, Seyfettin Zoğurlu silahlı çatışmada şehit oldu.

Tüm olumsuzluklara rağmen 1. Kongre başarılı olabilirdi. Daha öncesinde Kurdistan Devrimcilerinin yoğun faaliyetleri vardı.

Apoculuk suçtu ve cezalandırılıyordu.

Kongreden sonra A. Öcalan kimseye haber vermeden kaçtı. M. Hayri Durmuş, O’nu Parti’den atmayı düşünüyordu. Tam da bu dönem de Mazlum Doğan, Cemil Bayık ve Duran Kalkan oyun ve ihbarlarıyla yakalandı. M. Hayri Durmuş’ da Cemil Bayık’ın kardeşi Ahmet Bayık’ın ihbarı ile yakalandı. Peşinden 12 Eylül Faşist Darbesi, A. Öcalan’ın kurtulmasına neden oldu ve A. Öcalan’a yönelme koşulları ortadan kalktı.

02.12.2019 Devam edecek..

1 Yorum
  1. Simko Engizek diyor

    Var ol-sağ ol Ape Saliho!!!
    Gelek biji-mala te ava Niştimanperwer!!!

    Silav u rez

    Şehid Ali Ömürcan Amcamın sözü:
    “Biz Haki Karer’in havarisiyiz-PKK devrimcisiyiz!!!”

    Keşke Amcamın ve sayısız PKK devrimcinin katili TC olsaydı-Katili İmralı Adasında keyif süren münafik göbekli Welat Haini.
    Ali Çetiner Amcam kendini zar zor kurtardı-yoksa Doğan Karakoç Amcam gibi o da katledilmişti!
    Son 40 yılın bütün suçların ve haramdolu eylemlerin baş sorumlusu İmralı’da keyif süren Stalinist Kemalist TC muhbiri ve teslimiyetçi alçağın!!!

    Bütün şehidleri saygıyla anıyorum-her daim ruhları Güneş ve Axa Welat olsun!!!

    Öcalan kardeşlerin canı cehenneme!!!

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

2 × two =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla