Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Yeni Zeynep Kınacı’lar yaratmayalım

Munzur Okur / Bilindiği gibi, Dersim Tertelesinin 83’üncü yıldönümü geride bıraktıgımız 4 Mayıs günü Dersim, Kürdistan ve Türkiye dahil bir çok ülke ve şehirde kınandı.Kınamalarda Türk ırk devletinin Dersimlilerden özür dilemesi ve devlet arşıvlerinin açılıp 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yanındakilerinin Mezar yerlerinin söylenilmesi talep edildi.Başlığa dönecek olursak.

Zeynep Kınacı(Zilan) kimdir?Kısaca, Zeynep Kınacı 1996 yılında Dersim şehir merkezinde Türkiye ve Kürdistanda ilk intihar eylemini gerçekleştirerek kendisiyle beraber 8 askerin ölümüne ve 29 askerinde yaralanmasına neden olan Malatyalı alevi bir Kürd kadınıydı.Ve daha sonra özelikle Öcalan’ın “Tanrıça” deyimiyle benzer onlarca Kürd genci, bugün sonuca bakıldığında Öcalan ve PKK’nin can simidi olmak dışında başka bir amacı olmayan benzeri intahar eylemleriyle yaşamlarına son vermişlerdi.

On binlerce insanımızın aynı akibetle yok edilmeleri oldukça büyük bir acı ve kayıp olduğunu düşünerek Kürdistan toprakları için yaşamını verenleri saygıyla anıyorum.Ve dört mayısta Dersimde simgesel ve olması gereken bir eylem dost ve düşmanın gündemine düştü, hemde bomba etkisi yaparak.Eylemin sahibi Cem isimli bir Dersimli gençti.Genç hemşehirlim “Dersim katliam acısının hala taze olduğunu belirtip, “Dersimde yaşanan katliam ve soykırımdı.

Dersim’de yaşanan acılar hala devam etmektedir. Dün Dersim’de yaşanan katliam neyse Halepçe’de, Garzan’da, güneyde, Ağrı’da yaşanan katliamda odur. Bir hafta önce Kürt olduğu düşünüldüğü için bir çocuk öldürüldü. Biz bu kara günü lanetliyoruz” diyerek devamla “dünyadaki ve dört parçadaki Kürtler adına bayrağı Pirim Seyit Rıza’nın heykeline bırakıyoruz” diyerek Alarengini grurla Seyid Rıza’nın kucağına bırakmıştı.

Degerli hemşehirim Cem, modern dünyaya ve çağımıza yakışır bir şekilde kendisine çevrilen kamaralara önemli tarihi sözler söyleyerek oldukça anlamlı bir eylem gerçekleştirmişti.Demekki vurulmadan kırılmadan da önemli mesajlar verip eylemlerimizi gerçekleştirebiliriz.En önemliside şu veyahut bu örgütün aracı olmadan, kendimizi ne olduğu beli olmayan karanlık örgütlere feda etmeden de ifade edip anlamlı ve çağımıza uygun bireysel eylemlerimizi gerçekleştirebiliyoruz.Dersimde belkide ilk defa örgütler üstü Kürdistanın dört parçasında yaşayanların yüreklerine su serpen asalete yakışan bir eylem gerçekleştirilmiş ve bütün Kürdistan kucaklanmıştı.Bu Dersimli Hemşehrimin eylemi beni oldukça gururlandırmış, bir yandan da üzmüştü.Ve en çokta bu üzücü durumu anlatmak için bu yazıyı yazma istegini duydum.

Dersim hiç bir zaman kendi özünden kopmamıştır. Ama maalesef son yıllarda özelikle samimi Kürdi düşünenler içinde sanki Dersimliler Kürdistan davasına yabancıymış gibi düşünce ve söylemler kullanmaktadırlar.Bunu hiçte kulanmak istemediğim klişe bir tarafı aktararak daha anlaşılır duruma getiririm “Akp ve sağ partilere oy verip onlardan yana tercih kulanan şafii Kürd yokmuş gibi, sadece Türkiye solu ve CHP’den yana tercih kılan kendisini tanımayan Dersimli alevi Kürd varmış” anlamında bir genelleme yapılıp “katiline aşık” tabirine yerleştirilmeye çalışılıyoruz.

Yukardaki söz konusu tanımlama ve tarif bana göre oldukça vicdansızca ve gerçek olmayan eskilerden günümüz tarihine kadar Kürdistanda olan ve bitenlerden kopuk yüzeysel bir tanımlama ve tariftir.Bu tavır bir çok Dersimli’yi dışlamak ve sömürgecilerin içine itmektedir.Samimi ve vicdanlı her Kürd Dersim ve Dersimliye yakıştırılan söz konusu haksızca ithama gereken tepkiyi göstermelidir, aksi taktirde sömürgecilerin böl ve yönet taktiği desteklenmiş olacaktır.

Üzülerek belirteyim ki Kürd olmak ve Kürdistanı savunmak özelikle son dönemlerde yansıtıldığı kadar basit degildir ve olmamalıdır.Bir çok kendisini Kürd ve Kürdistanlı gösteren şahsın Kürdlük diye giydiği elbiseyi alsan geriye kalan bir zavallı olur. Kürd olmak önemlidir ama eger insan olamazsak Kürdlügümüz hiç bir anlam ifade etmez.Dolayısıyla Kürd olmak insanlık felsefesi ve davranışıyla anlamlı ve degerli olur.Bu vesileyle anlamlı ve insanlık felsefesi ve aşkıyla yaşama sarılan herkese selamlarımla.Munzur Okur

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

eighteen + two =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım, sorun yok Daha Fazla