Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

TEKÇİ ANLAYIŞ ve DEMOKRASİ -3


Altınoğlu yazısına devamla “Millet İttifakına oy vermek CHP ve İYİ partiye oy vermek değil, AKP geriçiliğine hayır demek anlamına gelecektir.” diyor. Bu anlayış Millet İttifakına oy verilmesine kılıf bulma çabasıdır değilde nedir? 90’lı yılların Akşenerini, beyaz torosları ne çabuk unuttuk?
Bu çağrıyı ancak kürtlerin varlıpını, ulusal taleplerinin olduğunu görmeyen Türk Solu” veHDP Genel Merkezinde yer alan bileşenler ve “rehabilite” olan kürtler yapabilir.Nusaybin- Cizre-Sur-Şınak ve benzerleri gibi Kirli Hendek savaşından sonra yerle yeksan edilen, canlarını-mallarını bırakarak terk etmek zorunda kalanlara bu çaprı yapılamaz. Yapanlar ileriki süreçte, sular durulduğunda inanç ve güven kaybına yol açtıkları için var olan tepkilerin hesabını tabana vereceklerdir.

Bu seçimin galibi bütün partileri hizaya çeken Üst Aklın “tekçi” anlayışı ve devlet içinde, her iki tekçi anlayışın kazandiğı belediyelerde kadrolaşan (MHP ve İYİ Partili) ülkücükerdir. Kaybedeni HDP Genel Merkezi, kandırılan kürt seçmen ve yurtseverler, kaybedilende ertelenen demokrasidir.HDP Genel Merkezi önemli varlık nedeni bir zamanlar UKKTH’nı savunmaktı.Son dönemde savunmak yerine, Ortadoğu ve Önasyada karşılığı olmayan “KONFEDERALİZM” takıntısı nedeni ile Millet İttifakının peşinede tabanını oy vermeye yönlendirdi.UKKTH’nı savunmak sadece sosyalistlerin görevi değildir. UKKTH ayrılmayı yada birlikte kalma kararını ezilen ulusa bırakan, Neoliberallerin-Demokratların-Yurtseverlerin ve Sosyalistlerin savundukları evrensel bir haktır.
“UKKTH’na saygılıyım. Barışı ve kardeşliği savunuyorum AMA……” demek şart koşmaktır. Sosyalizmde şartlar olgunlaşmadığı halde ulusal taleplerin önüne sınıfsal taleplerle devrim anlayışını koymazlar,koyamazlar.Ezen Ulus Sosyalistlerinin görevi bu değildir. Görev birlikte kalmanın koşullarını yaratmak, ezilen ulusun taleplerini kendi halkına dillendirip desteklemek ve oluşturulan önyargılara engel olacak empati ortamını yaratıp eşitliği savunmaktır.
Altınoğlu “Tek çare devrim.” diyor.Bu somut koşullarda devrim uzun vadeli bir öngörüdür. 68 kuşağının romantizmi ve öncü savaşı ile devrime ulaşılmıyor. Kürtlerde yükselen ulusal bilinci, bu uğurda talepleri için ödenen bedeller görülmüyor.Görmek istemeyenlerde ödenen bedellerin üstüne oturup kürtlerin varlığını hiçe sayan Millet İttifakına oy verilmesini istiyor. Bunun adınada Türkiyelileşmek diyorlar. Yetersiz görmüş olacakki Garbis Altınoğluda türkiyelileşemediği için” HDP’yi ve yasal olmayan kanadını” eleştiriyor. Bunun adı türkiyelileşmek değil TÜRKLEŞMEKTİR.
Altınoğlu’nunda bu seçimde es geçtiği tüm baskılara rapmen kürtlerde giderek yükselen ulusal taleplerdir. Bu talep sadece sosyalistlerin talebi olmayıp ulus bilincinde varan bütün sınıfların isteğidir. Bayrak kimin elindeyse önderlikte onundur. Ulusal taleplerin Türkiyede sınıf mücadelesine bağlamasını istemek kürtleri kendi içinde bölmek anlamındadır.


Seçimde Kürt oylarının kilit olduğu ortaya çıkmıştır.Bır dahaki seçimde ilkeli ulusal talepler ve dik duruş ile bu oylar dahada çoğalacaktır.Çoğalan oylarla yasal zeminde tekçi anlayışa karşı verilen mücadele ulusal birlik ve beraberlik ile başarı kazanır.

Adnan GÜLLÜOĞLU

Yazar: Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan Güllüoğlu Urfa doğumlu, Tıp fakültesi mezunu hala doktor olarak çalışıyor. 12 Eylül darbesinde tutuklandı. Diyarbakır askeri cezaevinde tutuklu olarak kaldı.

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

fourteen − eight =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla