Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Kayyum tartışmaları ve yapmamız gerekenler!

Facebook’ta kayyum ile ilgili yazımdan dolayı Bilal arkadaşım ile ilgili tartışmamız oldu. Benden mevcut koşullarda Pkk ve Hdp’yi eleştirmeden ne yapmalıyız diye sordu. Bende düşüncelerimi sizlerlede paylaşmak için burada yazmaya karar verdim.

Yazdıklarımın çoğu bilinen ama bir türlü hayata uygulayamadığımız görüşler. Samimiyetine inandığım arkadaşım soruyor “Halka ne kadar hakimiz?”

Evet halkı yönlendirmeğe hakim değiliz. Halk çaresizlikten dolayı onları (Hdp’yi) destekliyor diye halkın beklentilerini bu duruma getirenlerin kitle orada diye peşindenmi gidelim?

Halkı giderek artan yanlışa yönlendirenlerin eleştiriye ne kadar açık olduklarını biliyoruz. “Gelin katılın sorunları birlikte çözelim” deselerde onların birlikten anladığı kendilerininde yaptığı gibi bizdende istenen biattır, böyle bir birliktelik nasıl savunulur?

Yine arkadaşım benden yaşadığımız koşullar ile ilgili görüşlerimi soruyor. Elimden geldiği kadar geçmişten gelerek özetlemeye çalışayım. Ezen ülkenin sosyalist hareketi güçlü ise ezilen ulus adına talepleri olanlar UKKTH’na bağlı kalmak şartı ile aynı örgütlenme kendi seksiyon örgütlenmesini oluşturarak birlikte mücadele edebiliyordu, bunun şartları vardı. Ezilen ulusun seksiyon örgütlenmesi şartların gerekli kıldığı hallerde merkezden ayrılarak bağımsızlığını ilan edip yoluna devam edebilme hakkı vardır diyor ve savunuyorduk.

Bu gün ezilen ulusun talepleri ile mücadelesi öne çıkmıştır . Ezen ulusun sosyalistlerine düşen görevde amasız, şartsız bu mücadeleye destek vermektir. O günlerde göremediğimiz, görmezden geldiğimiz, (kimilerininde hala düşman bellediği ve savaş açtığı) ulusal konularda en az bizler kadar samimi olan ama düşünce olarak sağda yer alan Kürt lerin varlığıydı.

Bu gün bunu görebiliyoruz.

İstanbul´daki son seçim sonuçlarını belirleyen kürd solu değil aslına bakarsak bu dindar ulusal talebi olan Kürt lerin Akp’ye tepki oylarıydı. Türkiye de “aydınların” dayattığı sol ideoloji ve “dini önderlerin” dayattığı ümmet anlayışı Kürt solu ve Kürt dindar kesimi için artık birlikte olmaya yetmiyor.

Kürt ulusal taleplerinin vardığı aşama bu anlayışların önüne geçmiştir. Tek eksik ve olmazsa olmazı ulusal talebi olanların birleşmesi. Bunun içinde atılması gereken ilk adım legal planda Kürt Ulusal haklarını sağı ve solu ile savunan parti ve gurupların tek çatı altında, iç işleyişte aradaki farklılıkların demokratik işlerlik ile çözümlendiği, ilkeli, güven ve özveriye dayalı bir çatı örgütlenmesi.

Ayrıca bu günde bölünme nedenlerinden biri olan federalizm ve bağımsızlığı savunanların ayrışmasını körüklemek değil, bu aşamada birlikte mücadele etmelerini savunmak . Çünkü Kürtlerin geleceği ile bu kararı somut koşullara göre verecek olan bizler değil yine kürd halkıdır.

Doğmamış çocuğa don biçilmez. Bu günden bu kararın hangisinin Kürt halkına yararlı olacağını bilemeyiz. Gelecekle ilgili gönlümüzde yatana göre değil bu günkü şartlar neyi gerektiriyorsa buna göre hareket etmeliyiz.

Şimdi barış ve kardeşlik sözlerine kanmadan savunmanız gereken, anayasal mücadelede, yurtsever türk halkını, türk aydınlarınıda kazanmanın bir görev olduğunuda unutmamalıyız.

Diyelim ki birliktelik sağlandı, haddimizi bilerek, bizlerin sorumluluğu Bakur’dur, diğer parçalardaki örgütlere, mücadele anlayışlarına müdahale etmek, onlara savaş açıp hakaret etmek değil. Varsa eksikleri kardeş olduklarını unutmadan sadece öneride bulunmak olmalıdır. Onlarla aramızda önderlik savaşı olmamalı, başarılarına saygı duymalı, destek vermeli ve kazandıkları mevzilere sahip çıkarak kendi yararımız olsada zarar vermemeli, zarar vermeden uzak durulmalıyız. Çünkü her dört parça egemen dört ülkenin farklı siyasi, inanç ve ekonomik ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir. Her birindeki bu farklılıkların ulusal mücadeleye yansımaları onlarla kardeş örgüt olmaya engel değildir. Lideri ve örgüt çıkarını değil ulusal çıkarları içeren ilkeli birlik savunulmalıdır.

ilkeli birliktelikler lider kadrolarınıda içinden çıkarır. Lider ancak üretken kadrolar varsa ortaya çıkar, iman etmek ile lider çıkmaz.

Ulusal çıkarlar için BİRLİK-BİRLİK-BİRLİK diyorum sevgili Bilal can kardeşim.

Yazar: Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan Güllüoğlu Urfa doğumlu, Tıp fakültesi mezunu hala doktor olarak çalışıyor. 12 Eylül darbesinde tutuklandı. Diyarbakır askeri cezaevinde tutuklu olarak kaldı.

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

twelve + eleven =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla