Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Hüseyin Turhallı: Suriye Kürdistan’ında neler oluyor?

Hüseyin Turhallı / Bulunduğumuz süreçte yapacağımız yorum ve öngörülerin daha çok basın yayından derlediğimiz bilgilere dayandığını/ dayanacağını belirtmek zorundayım.

ı- Moskova’da Rusya Dış İşleri Bakan Yardımcısı Mihail Bagdanov ile görüşen ENKS heyeti “Rusya’nın Fırıt’ın batısı konusunda inisiyatifi ABD’ye bıraktığı izlenimini edindik” diyor.

Kanaatimce doğru bir belirleme. Zira bundan iki yıl önce “Rusya ile ABD arasında Fırat’ın batısı ve doğusu arasında bir paylaşım anlaşmasının varlığı kuvvetle muhtemel” demiştik.

Diğer bir ifadeyle Rusya’nın Fırat’ın batısındaki rolünün belirleyici olmadığını/olmayacağını söyleyebiliriz. Ancak Türkiye’yi Rojava’ya saldırtmak için kışkırtmalarda bulunacağından şüphe etmemek gerekiyor.

ıı- ABD’nin Rojava’ya ilişkin politikasının ne olduğu/ ne olması gerektiği konusunda kendisinin de emin olmadığı kanaatindeyim. Dolayısıyla ABD’den çelişkili açıklamaların gelmesi, politik gel-gitlerin yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

ııı- Politikası net ve açık olan tek ülke Türkiye’dir. Türkiye işgal ettiği Jarablus, Efrin, Ezaz ve Bab ile yetinmek istemiyor.

Rojava’yı da işgal ve ilhak etmekte ısrarlı görünüyor. A planını yayılmacı bir politika üzerinde şekillendirmiş. B politikası ise “Kürdlerin hiçbir statüye sahip olmamasıdır”. Perinçek’in deyimiyle politakasını “savaş ve zindan” üzerinde şekillendirmiş. Öldürecek, zindana atacak, yerinden yurdundan edecek….. İmha ile Kürd ve Kürdistan sorunun çözecek.

ABD ile Türkiye arasında Ankara’da varılan mutabakatın ayrıntıları Türkiye politikasının inceliğini işaret ediyor. Bunu açıklıkla ifade eden CENTOM komutanı Joseph Votel “Güvenlikli bölge sorunları çözmeyecek, daha çok kargaşa ve istikrarsızlığa neden olacak. Korunması gereken Türkiye değil, Rojava ve Kürdlerdir” diyor.

Votel aslında bir öngörüde bulunuyor:

ı- Hatay örneğinde olduğu gibi Türkiye 3 milyon 500 bin Suriyeliyi Rojava’ya yerleştirecek. Bu durumda Kürdler azınlığa düşecek. Daha ileriki süreçlerde bölgede bir referanduma gidilecek ve bölge olduğu gibi Türkiye’ye bağlanmış olacak. 
ıı- Rojava’ya yerleştirilen Araplar ister istemez istikrarsızlığa yol açacak. İstikrarsızlık uluslararası bir müdahaleyi gerektirecek.

Bu durumda zorunlu olarak Türkiye’ye rol verilecek. Askeri müdahale ile Türkiye Rojava’yı işgal edecek.

ııı- Koridorların açılması, hava sahasının denetlenmesi, YPG güçlerinin içerilere doğru çekilmesi Türk askeri güçlerinin Rojava içlerine yayılmasını kolaylaştıracak.

Sözün özü, Rojava’da neler oluyor derseniz “Türkiye aşamalı bir işgal planı devreye koymak istiyor” demek gerekiyor.

Peki ne yapılabilir?

-Rojava’ya dönecek Arapların nereye nasıl yerleştirileceği meselesi Rojava’nın geleceğini doğrudan ilgilendiren bir konu. Kolektif bir irade ve akıl bu sorunu çözebilir.

– Rojava yönetimi her halükarda Türkiye ile savaştan kaçınılmalı. Bunun için uluslararası diplomasi trafiğini geliştirebilir. Ancak Türkiye’nin her durumda askeri bir işgal durumuna girişeceği gözden uzak tutmamalıdır.

Ancak bütün bunlardan daha öncelikli olan başta Güney Kürdistan hükümeti olmak üzere PKK, ENKS ve PYD’nin ulusal bir ruh ve sorumlulukta buluşmalarıdır. Ortak irade ve ruhtan daha büyük bir dayanak yoktur.

Not: Rojava terimi Kürdistan’ı inkar etmek için kullanılan bir terimdir. Her şeyin başında bu gelmektedir. Vengma bu terimi baştan beri kullanmayı ret etti.

Yazar: Vengma

Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

eighteen − twelve =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla