Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Başkan Neçirvan Barzani ne demişti?

Vengma / PKK çevreleri Güney Kürdistan Federasyonu Başkanı Neçirvan Barzani’nin Hevler de yaptığı bir konuşmayı çarpıtarak Kürtler arası düşmanlığı derinleştirmeye çalıştılar. PKK adına yayın yapan kuruluşların büyük bir kısmında MİT elemanları veya MİT ile kontaklı pek çok kişi çalışmakta ve bunlar PKK kitlelerini Güney Kürdistan düşmanı haline getirmek için çaba harcamaktadır. İnanmayanlar PKK yayın organlarını izlesinler, baksınlar yayınlanan haber ve yorumların kaçı KDP ve Barzani aleyhine, kaçı devlet Bahçeli aleyhinedir.

Bir de KDP nin yayın organlarına baksınlar, PKK ve APO aleyhinde kaç haber ve yorum vardır.

Bu iki örnek bile bize her şeyi anlatmaya yetiyor. Neçirvan Barzani’ nin yaptığı konuşmayı burada yayınlayarak yalan ve maksatlı propagandayı önlemek istiyoruz:

“Erbil merkezli Ortadoğu Araştırma Enstitüsü’nün (MERİ) düzenlediği panelde konuşan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Irak’ta yaşanan gelişmeler, Rojava’daki durum ve Kürdistan Bölgesi yönetiminin bölgedeki gelişmeler karşısındaki tutumuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Neçirvan Barzani “Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Erbil’e geldiğinde Şam yönetimi ile barışçıl bir çözüm için çaba göstermesini istedim. Çözümün Suriye’de Kürt sorununu çözüme kavuşturması gerektiğini söyledim. Öncesinde de telefon görüşmleriyle bu isteklerimizi dile getirmiştik.

SorununSuriye ile diyalog yoluyla çözülmesi lazım. Lavrov, Erbil’e gelmeden önce Mazlum Kobani ile konuştum. Ona bu önerimi anlattım. O da buna razı oldu. Ve Lavrov’a bu talebi ilettim.

Mazlum Kobani ile gerekli olan konuları açıkça konuşuyorum” ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Erbil’e geldiğinde, Kürtlerle Şam arasında barışçıl bir çözüm için çaba göstermesini talep ettim. Suriye içerisinde Kürt sorununun çözüme kavuşturulmasını istedim. Kendim de şahsen birkaç defa General Mazlum ile telefonda konuştum ve aynı zamanda görüşmemiz oldu. Bunları kendisine de söyledim. Başkan Trump’ın görüşlerine saygı duyuyorum ama kendisi de ABD askerlerinin neden Suriye’de olduğunu bilmiyor. Suriye konusunda ABD’nin açık bir politikası yoktu. IŞİD meselesi başlıca bir meseleydi ve bize bu konuda yardım ettikleri için de kendilerine müteşekkiriz. Biz bu yüzden her zaman ABD ve koalisyon güçlerine teşekkür borçluyuz. Onlar olmazsa ne biz ne de Suriye’dekiler IŞİD’i yenilgiye uğratamazdı.

Biz Suriye’deki Kürtlerin meselesinin Suriye hükümeti ile barışçıl yollardan çözülmesinden yanayız ve bu Suriye’deki Kürtler için gerçekçi bir çözüm yoludur. Lavrov gelmeden önce ben Mazlum Kobani ile konuştum. O ‘tamam’ deyip bu talebi Rusya’ya iletebileceğimizi söyledikten sonra ben bu talebi Lavrov’la konuştum.

Panelin moderatörlüğünü yapan MERI Başkanı Dr. Dilawer Alaaddin’in, “ABD, Türkiye, Rusya, İran ve hatta PYD’li liderlerle iyi ilişkileriniz olduğu biliniyor. Sizin ağzınızdan duymak istiyoruz; orada istikrarın sağlanması için bu ilişkileriniz üzerinden ne yaptınız, etkiniz ne oldu?” sorusuna Neçirvan Barzani şu sözlerle yanıt verdi:   

“Hiç şüphe yok ki duygusal açıdan hepimiz, tüm Kürtler Suriye’de Kürtlerin başına gelenlerden hoşnutsuzdur, başka türlü olmasını istiyor. IŞİD geldiğinde büyük bir direniş gösterdiler, birçok şehit verdiler. Bunu sadece kendilerini, yani Kürtleri korumak için yapmadılar. Arapları ve diğer Suriye bileşenlerini savunmak için de yaptılar.

Fakat şu an yaşananlardan bahsedebilmek için biraz geçmişe gitmemize ihtiyaç var. Malesef diyorum, biz Kürtlerin tarihi öğrenmek için pür dikkat tarih okumamız ve bilmemiz gerekiyor. Birşey olduğunda doğrudan falanın veya filanın hatasıdır, bu hükümet böyle yaptı, böyle komplo yapıldı diyoruz. Böyle bir alışkanlığımız var. Ama birazcıkta, ‘biz nerede hata yaptık’ diye sorgulamıyoruz. Biz dikkatlice bu hataları sorgulayıp ileriye dönük adım atmayı başaramıyoruz.

Suriye krizinin başlangıcında Türkiye’nin Suriye’deki sorunu hiçbir şekilde Kürtler değildi. Sorunları PKK’ydi. Bu konuda çok açık ifade etmişlerdi. ‘Suriye sınırlarımızda hiçbir şekilde PKK bayrağının bulunmasına müsaade etmeyiz’ demişlerdi. Bu görüşlerini sürekli bizimle de paylaştılar. Biz de sürekli Suriye’deki kardeşlerimize bunun büyük bir tehlike olduğunu  kavratmaya çalıştık. Bunun için çok ciddi çabalarımız da oldu. O süreçte Kürdistan Demokrat Partisi’nin PYD ile iyi ilişkileri de yoktu. Türkiye gelip bize arabuluculuk teklifinde bulundu. Kürtlerden kendilerini PKK’den ayırmalarını istedi. En büyük hata şuydu; malesef, PKK Suriyeli Kürtler üzerinden meşruluk kazanmak istedi.”

Türkiye’de Kürt sorunun çözülmesi gerektiğini kaydeden Kürdistan Başkanı, “Türkiye’de Kürt sorununun şiddet yoluyla çözülemeyeceğini vurgulayan Neçirvan Barzani, “Bu Türkiye’nin çok ciddi bir sorunu. Türkiyeli yetkililerle görüştüğümüzde bunu unutmuş değiliz ve dile getiryoruz. Bu konuda destek olmak istiyoruz. Bizim mesajımız değişmedi. Sorun barışçıl yolarla çözülmeli. Askeri yöntemlerle çözüm gelmez” şeklinde konuştu.

Kürdistan Bölgesi’ndeki siyasi güçler arası ittifaka değinen Neçirvan Barzani, “Kürdistani Gruplar İttifakı oluşturma çalışması içerisindeyiz. Yakında Kürdistan Bölgesi’nin yazılması için çalışmalar başlayacak. Şimdiye kadar Bağdat yönetimi Kürdistan bölgesi’ne federasyon usülüne uygun olmadı. Ancak bizim federal bir yapımız var. Merkeziyetçi yaklaşım sergilediler ve anayasanın maddelerini uygulamadılar” dedi.

Kürdistan Başkanı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Irak’taki sorunların çoğunluğu ekonomiktir. Irak’ta yönetim sorunu var. Irak Anayasası çerçevesinde Irak Hükümeti’ne ortak olduk. Bizim sorumluluğumuz Kürdistan Bölgesi’ndedir.

Bağdat’taki protestoları görmezlikten gelemeyiz. Gösterilerin Kürdistan Bölgesi’ne de etkisi oluyor. Gösterilere katılanlara bakarsanız, büyük çoğunluğunun yaşlarının 15 ila 24 arasında değiştiğini görürsünüz. Bu gençler Saddam dönemini de, ABD güçlerinin Irak’a gelişini de hatırlamıyor. Güzel bir yaşam talep ediyorlar.

Göstericilerin talepleri meşru. Göstericiler yaşam şartlarının iyileştirilmesi için doğal olarak bazı taleplerde bulunabilirler.

Irak’taki durumun daha kötüye gitmesini istemiyoruz ve durumun düzelmesini istiyoruz. Irak Başbakanı reformlardan bahsediyor. Siyasi güçler de Başbakan’a destek olmalı. Irak’ta bakan olanlar kendi partisi için bir şeyler yapma amacında oluyor. Bu sorunun kendisidir. Bakanların çalışmları Irak için olmalı. Sayın Abdulmehdi’nin arkasında bir parti ve parlamentoda güçlü bir grup yok. Abdulmehdi bu durumda nasıl başarılı olacak. Siyasiler destek sunmalı.

Bu krizi Irak fırsata çevirmeli ve sorunlarını çözmeli.”

kaynak : Nerina Azad:

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

one × one =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla