Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Arap Ömer ile Fars Yezdigirt mektuplaşması

Halife Ömer’in Pers Şahı III.Yezdigirt’e mektubu ve aldığı
tokat gibi cevap..
Mektuplar halen Londra’da müzede sergilenmektedir.
Mektupların Türkçesini bulamadığım için kendim çevirdim..
İslam’ın nasıl yayıldığı hakkında bilgi sahibi olmak isteyen
arkadaşlar için güzel bir konu..
Gönderen: Halife El Müslemin Ömer İbn El Hattab
Yezdigirt,
Teklifimi kabul edip biat etmez isen, sen ve halkının
geleceğini iyi görmüyorum. Bir zamanlar senin ülken
bilinen dünyanın yarısına hükmediyordu, lakin bak şu an
ülken ne hale geldi? Ordun her cephede mağlup edilmiş ve
ülken çökmeye yüz tutmuş bir haldedir. Kendini kurtarman
için sana bir teklifte bulunmaktayım. Tek bir Tanrıya,
kainatta ki herşeyi yaratan tek ve sadece bir Tanrıya iman
etmeye başla. Biz sana ve tüm dünyaya O’nun, yani gerçek
Tanrı’nın çağrısını getirmiş bulunmaktayız. Ateş’e tapmayı
bırak, halkına da ateşe tapmanın yanlış olduğunu ve
bırakmalarını emret. Doğruya, yani bize katıl. Kainatı
yaratana, tek gerçek Tanrı olan Allah-u Ekber’e iman et.
Allah-u Ekber’e iman ederek İslam’ı kabul et ve kurtuluşa
er. Pagan geleneklerine, yanlış ibadetlere son ver ve Allah-
u Ekber’i kurtarıcın olarak kabul et. Bu yol hem senin
hayatta kalabilmeni ve hemde halkının huzura ermesini
sağlayacak tek yoldur. Şayet Acem (Farsi) halkı için en
iyisini düşünüyor isen bu yolu seçersin. Biat senin için tek
çözüm yoludur.
Allah-u Ekber
Halife El Müslemin Ömer İbn El Hattab
____________________________________________________________________
Gönderen: Yezdigirt
Hayatın ve Aklın yaratıcısı, Ahura Mazda’nın adıyla,
Mektubunda bizim kim olduğumuz ve kime taptığımız
hakkında bilgi sahibi olmadan bizi kendi Tanrına, Allah-u
Ekber’e yöneltmeye istediğini yazmışsın. Ne kadar hayret
verici bir durumdur ki, Arapların Halife makamına oturmuş
bir kişi olarak bilgin Arap çöllerinde başı boş gezen bir Arap
serserisi ve çöl bedevisi ile aynı seviyede!
Küçük adam,
Farsilerin binlerce yıldır tek Tanrıya ibadet ettiklerini ve
günde beş vakit namaz kıldıklarını bilmeden bana tek bir
Tanrıya ibadet etmemi teklif edersin. Tek Tanrıya tapmak
yıllardır bu toprakların kültüründe en alışılmış gelenektir.
Biz dünyada iyi işler yaptığımızda, nezaket geleneğinin
temelini attığımızda, “İyi Düşünceler, İyi Kelimeler, İyi İşler”
bayrağını elimizde salladığımızda, sen ve senin ataların
çölde başı boş gezer, yiyecek başka birşey bulamadıkları
için kertenkele yer ve masum kız çocuklarını gömerlerdi.
Arap halkı Tanrı’nın canlılarına değer vermez. Sizler Tanrı
çocuklarının ve savaş esirlerinin bile kellelerini keser,
kadınlara tecavüz eder, kızlarınızı diri diri gömer, kervanlara
saldırır, toplu katliam yapar, milletin karısını kaçırır ve
mallarını bile çalarsınız. Sizin kalpleriniz taştandır. Biz sizin
yaptığınız tüm kötülükleri kınarız. Siz bunca kötü
davranışlarda bulunurken bize İlahi yolu nasıl
öğreteceksiniz?
Bana ateşe tapmamı bırakmamı söylersin! Biz Farsiler,
Güneş ışığının yaratıcısının gücünü, ateşin sıcaklığını ve
yaratıcının sevgisini bilen insanlarız. Güneşin ışığı ve
sıcaklığı bize doğrunun ışığını gösterir, bizi birbirimize ve
yaratana yakınlaştırır. Bize birbirimize iyi davranmamız da
yardımcı olur, bizi aydınlatır ve Mazda’nın alevlerini
kalbimizde tutmamızı sağlar. Bizim Tanrımız Ahura
Mazda’dır. Ne gariptir ki, sizlerde O’nu yeni bulmuşsunuz
ve O’na Allah-u Ekber ismini vermişsiniz. Lakin biz sizinle
aynı seviyede değiliz. Biz diğer insanlara yardım eder,
insanlar arasında sevgi ve dünyaya iyilik yayarız. Biz
binlerce yıldır diğer insanların kültürüne saygı göstererek
kültürümüzü yaymışızdır. Siz ise Allah’ın adıyla insanların
topraklarını işgal eder, halkı katliam yapar, açlık, sıkıntı,
yokluk yaratır, insanlara korku salar ve Allah’ın adıyla kötü
işler yaparsınız.
Bunca felaketten kim sorumlu?
Size yağmalama yapmanızı, öldürmenizi ve tahrip etmenizi
emreden Allah mı?
Bunu Allah’ın adıyla yapan sizler mi?
Yoksa her ikiniz mi?
Sizler çölün sıcaklığından fırlamış, verimsiz, doğal
kaynaksız toprakları yakıp yok etmiş kişiler olarak bize
Tanrı sevgisini savaşla ve kılıcınızın gücüyle öğretmek
istersiniz! Sizler çöl vahşilerisiniz. Buna rağmen bizim gibi
binlerce yıldır şehirlerde yaşamış insanlara Tanrı sevgisini
öğretmeye kalkarsınız! Bizim arkamızda binlerce yıllık
kültürümüz var. Söyle bakalım! Tüm askeri gücünle,
barbarlığınla, Allah-u Ekber adına işlediğin tüm katliam ve
yıkımlarınla, Müslüman askerlerine bugüne kadar ne
öğretebildin? Müslüman askerlerine bugüne kadar ne
öğretebildin ki biz Müslüman olmayanlara öğretebilesin?
Allah’tan hangi kültürü öğrenebildin ki şimdi başkalarına
zorla ve kaba kuvvetle öğretmeye kalkarsın?
Yazık!…Ne yazık ki, Ahura’nın Farsi Ordusu son zamanlarda
senin Allah’a tapan askerlerine yenik düstü. Şimdi bizim
insanlarımız aynı Tanrıya ibadet etmek ve yine aynı beş
vakit namazını kılmak zorunda. Fakat bu sefer kılıç zoruyla,
O’na Allah diyerek, Arapça konuşarak.. Çünkü senin Allah’ın
sadece Arapça anlıyor.
Tavsiye ederim ki sen ve senin haydut çeten, eşyalarınızı
toplayıp ait olduğunuz çöllerinize geri dönün. Onları alışkın
oldukları güneşin yakıcı sıcaklığına, kabile kültürüne,
kertenkele yemeye ve deve sütü içmeye geri götür. Seni ve
hırsız çeteni bizim verimli topraklarımızdan, medeni
şehirlerimizden ve şanlı vatanımızdan men ediyorum.
Yanında bulunan taş kalpli canavarlarını bizi katletmeleri,
kadınlarımıza tecavüz etmeleri, kadın ve çocuklarımızı
kaçırarak Mekke’de köle olarak satılmaları için üzerimize
salma. Bunca suç ve cinayeti Allah’ın adıyla yapmalarına
izin verme. Bu canice davranışa bir son ver.
Aryanlar affedicidir, sıcaktır, konukseverdir, iyi insanlardır
ve her gittikleri yerde arkadaşlık tohumu, bilgi ve sevgi eken
insanlardır. Bu yüzden sizi yasadışı davranışlarınızdan ve
caniliklerinizden dolayı sizi cezalandırmayacaklardır.
Sizden Allah-u Ekberinizle çölde kalmanızı ve medeni
şehirlerimize göç etmemenizi dilerim. Çünkü davranışlarınız
bir hayli vahşi, dini inançlarınızda bir o kadar korkunç!
İmza
III. Yezdigirt (Alıntı)

Bu mektuplaşmaların ne kadar doğru veya yalan olduğunu bilemiyoruz. İngilizce bilen arkadaşlardan birinin bizi aydınlatmasını bekliyoruz. mektuplarla ilgili eleştirileri aşağıdaki Linkte bulabilirsiniz: https://eksisozluk.com/iran-sahi-yezdigerdin-hz-omere-verdigi-ayar–2059162

Yazar: Vengma

Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

3 × 4 =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla