Vengma, hiç bir partinin borazanı değildir. Hiç bir partinin düşmanı da değidir. Kürt partilerinin doğru politikalarını destekler, yanlış politikalarını eleştirerek yol göstermeye çalışır.

HİÇ BİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK (1)


İstanbul’da yenilenecek olan seçimde şehrin sorunları yerine YSK’nın aldığı karar, sandıklarda kimin “katakulli” yaptığı ve kimin mağdur olduğu v.s. konular tartışılıyor. Fırat’ın bu yakasında seçimlerin çeşitli “katakullilerle” nasıl yapıldığını bilen bizler tartışmaları gülerek izliyoruz.

Seçimlerde yapılan yasaların ihlali ve usulsüzlükler seçimin sonuçlarını etkileyecek kadar önemlidir, bu doğru ve tartışılmaz. Değinmek istediğim iptal edilen seçimlerin nedenleri kadar önemli olan ortaya çıkan gerçekleride görmeliyiz. Üstaklın çizdiği sınırlar içinde Cumhur ve Millet İtfakının kürtleri ve ulusal taleplerini dışlayan, adını almadan ötekileştirilen seçim çalışmaları oldu. Seçim sonuçlarının ortaya çıkardığı sonuç Kürt oylarını almak için “Aynı ümmetiz”, “Barış ve kardeşlik”, “Aynı gemideyiz” ve “Et ve tırnağız” söylemleri çağa uygun (Anadilde eğitim gibi) ulusal haklar tanınmadıkça artık yetmiyor.
Kürt’lerin talebi inkar edilmek değil, tüm ülkede ve İstanbul’da EŞİT olmak. Eşitlik olmayınca yukarıda sıraladığım et-tırnak gibi, birlik, beraberlik söylemleri slogandan ve kandırmaktan başka bir anlam taşımıyor.

Seçimlerde tekçi anlayışı en çok Cumhur İttifakı işleyip öne çıkardı. En çok tepkiyide bu ittifak aldı. Ulusal talebi olan dindar kürtler bu ittifaka “İnancımı beni inkar ederek siyasi çıkarın için kullanamazsın” diyerek oy vermedi. Aynı tekçi anlayışa sahip Millet İttifakı HDP sayesinde demokrat ve yurtsever kürtlerden aldıpı oyu korudu.

Seçimi kazanmak isteyen aday kilit konumuna gelen kürt oylarına İstanbul’da ihtiyacı var. İptal edilen seçimdeki tekçi anlayışın doğurduğu sonuçlarından ders alan Yıldırım Amed’e, İmamoğlu Trabzon’a koştu. Önceki söylemlerini unutup, yeni söylemleri ile” kazanmak için her yol mübah” mantığı ile seçim “komedisini”acınası çaresizlik içinde başlattılar. Biri Karadeniz bölgesinde halk katili ve tetikçi, savunduğu cumhuriyetin ayağından astığı Topal Osman’a söz edip sahip çıkıyor. Diğeri Amed’de unuttukları Kürdistan Mebuslarının varlığını hatırlar,İmralı’dan gelen mesajdan medet umar. İki adayda isimlerinde Kürdistan geçtiği için sağda ve solda yer alan, yasal yoldan kurulmuş dört partinin (PAK-PSK-KKP veTKDP) kapatılması için açılan açılan davaya karşı kör, sağır ve dilsizi üç maymun gibi oynuyorlar.Kendileri Kürdistan diyebilir, ama kürtler yaşadığı kadim toprakların adını söyleyemez, bu adla parti kuramaz.
(Devam edecek)

Yazar: Adnan Güllüoğlu

Dr. Adnan Güllüoğlu Urfa doğumlu, Tıp fakültesi mezunu hala doktor olarak çalışıyor. 12 Eylül darbesinde tutuklandı. Diyarbakır askeri cezaevinde tutuklu olarak kaldı.

Tüm Yazıları

Yorum Yazın

E-posta hesabınızı yayınlanmıyoruz

eighteen − ten =

Kullanıcı deneyiminizi artırmak için çerezler kullanıyoruz. Sorun yok, rahat olun. Size özel herhangi bir bilgiyi yayınlamıyor ya da paylaşmıyoruz. Anladım Daha Fazla