• Ulaş Boz

    Ulaş Boz

    VengMA’da 1 Yıl

    Geçen yıl 30 Mart’ta VengMA’da ilk yazımı yazmıştım. Tam bir yıl olmuş.

    Hatırlarsanız Vengma.com olarak yola çıkmıştık.

    Türkiye’den siteye erişim yasağı gelince Vengma.net olarak yola devam ettik.

    Bir yılın muhasebesini birey olarak kendim için yaptığım vakit şöyle bir tablo çıkıyor karşıma: Bu bir yılda Vengma’da 10 röportaj yapmış, 10 da köşe yazısı yazmışım.

    Prensip olarak, önemli bir sözüm yoksa bilgisayar başına oturmadım, laf olsun adet yerini bulsun diye de yazı yazmadım.

    Bazen de diyeceklerim oldu, onları yazmaya vakit bulamadım.

    Birkaç farklı konuda yazmayı tasarladığım ve hatta başlayıp yarım bıraktığım yazılarım oldu.

    Örneğin KDP’nin yaptığı “Bağımsızlık Referandumu” ve bu referanduma dair Duran Kalkan ve Mustafa Karasu’nun kabak tadı veren değerlendirmelerine giriş yapmış, bu zevatın yazılarından alıntılar yapmış, öyle bırakmışım.

    Yine bir başka vesileyle “Sen û Ben Dialogları” başlığıyla iki farklı karekterin sohbet/tartışması ile bir nevî  Kürtlerin ekseriyetinin düşünce dünyasına hakim olan şablonları/ezberleri tırtıklamaya çalışmış, onu da zamansızlıktan ötürü atıvermişim bir köşeye.

    Son olarak, yakın zamanlarda okuduğum Şemdin Sakık’ın “İmralı’da Bir Tiran” adlı kitabının değerlendirmesini yapmış ve yine bitiremeden başka başka işlere dalmışım.

    Profesyonel olarak hayatını yazıyla kazanan biri değilim. Öyle olmasını elbette çok isterdim ama neylersin ki ben kozamı başka şekilde ördüm, şimdilik elden bi’şey gelmez . Dolayısıyla asıl işim yazı çizi olmayınca tüm enerjimi – emeğimi bu alana kanalize edemiyorum.

    Hayat şartları bizi ordan oraya savurup durmakta, kafamızdaki projelerimiz çoğu boynu bükük kalmakta.

    Tüm bunların dışında bir de şu var: Kürt Coğrafyasında ve Türkiye’de yaşananlar yazma şevkimizi yerle bir etti.

    Umudu diri tutacak şey mi kaldı?

    Neyi yazalım, kime ne satalım?

    Neyse…

    Sabahattin Ali’nin dizeleriyle noktalayayım…

     

    KARA YAZI

    Geçmedi yare sözümüz
    Yollarda kaldı gözümüz
    Yere sürüldü yüzümüz
    Böyleymiş karayazımız.

    Çiçekler açılmaz oldu
    Pınarlar içilmez oldu
    Yar bize gülmez oldu
    Böyleymiş kara yazımız.

    Yalnız ona yar demiştik
    Onda bir şey var demiştik
    O bizi anlar demiştik
    Böyleymiş kara yazımız.

    Hey gönül gene bu gece
    Kederim geceden yüce
    Gel susalım beraberce
    Böyleymiş kara yazımı

     

     

     

     

     

    Yazarın biyografisi:

    1975 yılında Dersim/Mazgirt'te doğdu. Marmara Üniversitesi Iletişim Fakültesi/ Radyo Televizyon Sinema Bölümü mezunu. Türkiye'de Ulusal televizyonlarda kameramanlık ve kısa bir süre de yönetmenlik yaptı. Eylül 2009'dan beri Almanya'da yaşıyor.

    İlk yorumu siz yapın

    Cevap bırakın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


    *


    sixteen + fifteen =

  • Tüm Yazıları

  • ŞÜKRÜ GÜLMÜŞ’E ZİYARET

    Şubat 24, 2018

  • Aysel Çürükkaya

    Aralık 21, 2017

  • Ahmet Altan

    Eylül 28, 2017

  • Tatilden Kalanlar-2

    Eylül 14, 2017

  • Tatilden Kalanlar-1

    Ağustos 31, 2017

  • Yapmayın Karasu!

    Temmuz 23, 2017

  • KÜRTLER/ PKK/ LİBERAL DEĞERLER…

    Haziran 9, 2017

  • Kim yönetmeli?

    Nisan 27, 2017

  • Haliçteki Simon

    Nisan 6, 2017

  • GAZETECİNİN OĞLU

    Mart 30, 2017