MANEVI YAZARLAR

 Dokuz kişiyi sitemizin manevi yazarları olarak seçtik. Dokuzu da Kürt halkının geçek liderleri idiler. Teorik olarak donanımlıydılar. Aydın özellikleri ağır basıyordu. Cesaretli idiler. Lider kişilerde bulunan tüm özelliklere sahiptiler. Dokuzu da Kürdistan davası için faaaliyetlerini sürdürürken yaşamlarını yitirdiler. Yani dokuzu da şu anda yaşamıyor. Her biri değişik yerlerde yaşamlarını yitirdiler. Altısı PKK Merkez komite üyeleriydiler. Üçü, başka Kürt örgütlerinin liderleri konumundaydılar.
 Ferit Uzun,  Zirat muhendisiydi, Kawa Örgütünün lideriydi. 12 Eylül 1980 darbesi öncesi Siverek’ te öldürülmüştü. PKK örgütü Ferit Uzun’un Bucak aşireti tarafından öldürüldüğünü söylemişt. 1981 tarihinde 7. Kolordu Komutanlığı Diyarbakır Askeri mahkemsinde, İtirafçı olarak ifade veren PKK Merkez komitesi üyesi ve örgütlenmeden soumlu Şahin Dönmez: “Ferit Uzun’u PKK vurdu, amaç bir taş ile bir kaç kuşu birlikte vurmaktır. Birincisi, Ferit Uzun Kawa’nın lideriydi, onu öldürerek Kawa tasfiye edilmek istendi. İkincisi, Ferit’i öldürdükten sonra onu Bucak’lılar öldürdü propağandasını yaparak Siverek halkını Bucak’lılara karşı saflarımıza çektik. Üçüncüsü, Ferit, Bucak’lılar tarafından öldürdüğünün propagandasını yaparak siverekli Uzun’ları kazanmaya çalıştık.”  demişti. Şahin Dönmez’in bu açıklamalarından sonra, PKK sessiz kalarak ciayeti bir nevi onaylamıştı.
Mazlum Doğan 21 mart 1982 gecesi, Diyarbakır cezaevinde işkencelerin son bulması için kendisini asarak yaşamına son vermişti. Ve böylece işkenceye karşı direnilmesi gerekir mesajını esirlere ileterek direnişin fitilini ateşlemişti.
Kemal Pir, Giresun İlinin Torul Kasabasında Türk bir anne ve babadan dünyaya gelmişti. Üniversiteyi Ankara’ da okurken, Kürt öğrencilerle tanışmış, inkar edilen Kürtlerin varlığını kendi gözleri ile görmüş, konu hakkında araştırmalar yapmış, Kürt halkının sömürgecilikten kurtulması için üniversitesini terk ederek Mücadeleye katılmış, bir kaç kez yakalanıp hapishaneye konulmuş, ama O, “duvarlarınız bana vız gelir” diyerek, firar etmeyi başarmıştı.
En son konulduğu zindan, Diyarbakır zindanıydı. Buradaki zülmün son bulması için 14 temmuz 1982 Günü girdiği ölüm orucunda, 55 Gün sonra yaşamını yitirmişti.
Mehmet Hayri Durmuş, Bingöl’e yakın Kumik köyünde doğmuştu. PKK örgütünün kurucularından biriydi. Diyarbakır cezaevinde tutsaklara yapılan insanlık dışı işkencelerin son bulması için 14 Temmuz 1982 günü ölüm orucunu başlatarak  12 Eylül 1982 günü yaşamını yitirdi.
Çetin Güngör, 1976 larda Dersim’de öğretmen iken PKK ye katılmıştı. PKK nin Fis toplantısından bir müddet sonra Merkez komite üyeliğine seçilmişti. 12 Eylül darbesinden sonra yurt dışına çıkmıştı. PKK içinde diktatörlüğünü ilan etmek isteyen Abdullah Öcalan’ı ilk fark edenlerden biri olmuştu, bu diktatörlük girişimini eleştirdiği için bir katil tarafından Stokholm’de 1985 yılında katledilmişti.
Mehmet Cahit Şener, PKK nin ilk kongresine katılmıştı. 1980 öncesi tutuklanmıştı. 12 yıl çeşitli cezaevlerinde yatmış, tahliye olduktan sonra, kendi örgütü bildiği PKK ye gitmişti. Örgütünün içinde dış güçlere bağlı bir diktatörlüğün inşaa edildiğini görmüş, PKK nin 4. Kongresinde bu diktatörlüğü alaşağı etmeye çalışırken tutuklanmiştı. Konulduğu zindandan kaçmış, Kamuşlo kentinde Kürt halkının düşmanları tarafından katledilmişti.
Zeki Adsız daha genç yaşında iken tutuklanıp hapishaneye konulmuştu, Tahliye olunca, PSK örgütünün kurucuları arasında yer almıştı. İşçilere önderlik yapmıştı, PSK den ayrılarak yeni bir örgüt kurmuştu, Kürdistan da silahlı Mücadele başlatmak için arkadaşları çalışmalar yürütürken, çatışmalara girerek yaşamlarını yitirmişti. Kendisi de yakalandığı kanser hastalığına yenilerek yaşamını yitirmişti.
Sait Çürükkaya, Çukurova tıp fakültesini terk ederek 10 yıl Kürdistan dağlarında işgalcilere karşı savaşmıştı. PKK içinde Çetin Güngör  ve Mehmet Şener’ in gördüklerini görmiş ve yaşamıştı, örgütün raydan tam olarak çıktığını anlamış, bir grup arkadaşı ile ayrılarak Avrupa ya gelmişti. İŞİD Kürdistan’ a saldırınca, ona karşı savaşmaya gitmiş ve yaşamını yitirmişti.
 Necmettin Büyükkaya, daha genç yaşındayken DDKO nun başkanlığına seçilmişti, bir önderde olması gereken bütün özellikler kendisinde vardı, 12 Eylül 1980 darbesi döneminde tutuklanmıştı, Diyarbakır cezaevine konulmuş, işkencelere karşı direnen tutsaklara önderlik yaparken işkenceciler tarafından öldürülmiştü.
Bu dokuz değerli insan, bu dokuz Önder’in adı Kürdistan tarihinde altın harflerle yazılacaktır. Bu dokuz Kahraman’ın her birinin yaşamı bir roman gibidir.
Bu  Kahramanlarımızın altısının ortak özelliklerinden biri de PKK içinde oluşturulan Apoculuğa karşı olmalarıdır. Okuyucularımız, kendilerinin kaleme aldıkları yazıları okuyunca bunu anlayacaklardır. Dokuz kahramanımızın  bir benzerliği, her birinin yazdıkları yazılarının olmasıdır. Bizim görevimiz Kurdistan davasına kendilerini adamış bu insanların yazılarını sizlere aktarmak ve onları sizlere tanıtmaktır.

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


7 − five =