Take a fresh look at your lifestyle.

Kurtuluş Nerede? İran, Mekke, Moskova veya Şamda mı?

1938 Desim hareketinde Dersim'li Kürtler jenoside uğradı.

1 379

Editörden / Bu akşam sosyal medya da gezinti yaparken çok çarpıcı bazı fotoğraflarla karşılaştım.  Bunların içinde üç fotoğraf, bir adet film seçtim. Film ve fotoğraflar biz kürtleri anlatıyordu. Birinci fotoğraf Kürdistan’ın Van şehrindendi. Genç ve sakallı olan bir adam Van’da bir Şeriat derneği kurduğunu ve zorla da olsa şeriatı tanıması konusunda çaba göstereceğini söylüyordu.

Büyük bir ihtimalle gidişatın iyi olmadığını tespit eden bir kesim, çareyi şeriatte bulmuş, Hz. Peygamber dönemindeki asri saadeti geri getirebileceğine inanmış, eğer inanmışsa tabi! Adam şeriatın olduğu İran ve Suudi Arabistan’a bakmayı hiç düşünmemiş! Biri kendisine muhalif olanları konsolosluğunda boğuyor, etini parça parça edip yok ediyor! Diğeri her gün, düşünebilen, hak isteyen gençleri dünyanın gözleri önünde “Allaha karşı geldi” diye vinçlerin iplerinin ucunda sallandırıyor.

İkinci resim birincisinden daha ilginçti. Başı açık, Avrupai, seküler görünümlü bir kaç genç kız İran’ın dini Lideri ve Suriye lideri Beşar Esat ın resmini kaldırmış, Abdullah Öcalan’ın resmini de bu resimlerin gölgesine almış. Biz Kürtlere “işte bakın bizim liderimiz bu üçü” demeye çalışıyor. Onlar da Kürdistan’ın bir savaş alanına çevrildiğini, Kürtlerin çaresiz duruma düşürüldüğünü görüyor ve çare olarak o üç yılana sarılıyor. Bize de adeta “gelin bu yılanlara sarılın” diyorlar.

Üçüncü resim Siverekten. O kasabanın gençleri de daha önceki partilerinin isim değiştirerek “Komünist partisi” adını aldığını, memleketteki çaresizliğin ancak komünizmle aşılacağına inanıyorlar. Gençler öyle inanıyor, çünkü okudukları kitaplar öyle diyor. Siverek’te ne işçi ne patron var! Önemli değil, kitap ta yazıyor ya! Çaresizliğin, yoksulluğun ortadan kalkmasının, baskının zulmün reçetesi komünizm dir diyor. Rusya’ da neden yıkıldığını, Rusya’yı nasıl bu hale getirdiğini, Ruslar’ın neden komünizmden vebadan kaçtığı gibi kaçtıklarını sormuyor, araştırmıyor! Rusları, revizyonist kapitalist olmakla suçluyor!  Uzak olduğu için Küba ve Kuzey Kore’yi gidip görmek istemiyor. Parası olsa Arnavutluk’a bir uğrasa bari, ama nerede? Kitapta yazılana inanıyor.
Birileri şeriat getirerek bizi bu cendereden kurtaracak, biri Komünizm getirerek dertlerimizi azaltacak, birileri ise Öcalan’ın rehberliğinde bizi Şam ile Tahran’ın karanlık dünyasına davet edecek!

 

Dördüncüsü 1938 tarihinde Dersim soykırımını anlatan bir filmdi. https://www.facebook.com/NTWhaber/videos/2071334532910241/ Bu film de dik duran ve sesini kulaklarımıza kadar ulaştıran seyit Rıza dır. Yani eğer biz biz olmazsak, devlet kurmak amacıyla bir araya gelmezsek, bizi temsil eden bir kurum yaratıp ulusal bir siyaset yapmazsak ve geçmişimizden dersler çıkarmazsak, sırtımızı kendi tarihimize dayatmazsak ve dünya devletleri arasında devlet olarak oturmazsak insanlarımız  çaresizlikten bu hallere düşer. Birileri bize Desim Katliamını göstererek ürkütüyor, diğerleri bize birbirinden beter yol olmayan yolları gösteriyor.

1 yorum
  1. Barzan diyor

    Ne hazin bir durum.
    Kendi dù§manlarina ve katilamcilarina tapinan genc insanlar.
    Tek birinde ulusal bilinc ve tarih bilgisi yok.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

9 + twelve =