Take a fresh look at your lifestyle.

Vera Koyi: Bermuda Üçgeni, Bazeli Kadınlar

Yazarımız Vera Koyi Güney kurdistandaki Yoksul ve dertli Kürt köyünü yazdı.

0 442

Vera Koyi /  Bir zaman önce Kürdistan Bölgesine gezi amaçlı gitmiştim.
Barzan bölgesini gezerken viraneye dönmüş kırık dökük ve tek katlı toprak evlerden oluşan bir köy dikkatimi çekti.
Gezi rehberimiz köyün gerçeğini anlatınca hem üzüldük hem de utandık.
Amacım tarih anlatmak değil elbette ancak bu köyü, yani Baze köyünü tanımak için yakın tarihi hatırlamakta fayda vardır sanırım.

Malumunuz Irak Baas Rejimi 1976_1978 yılları arasında Kürt köylerini boşaltır, yüzbinlerce Kürt köylüsü toplama kamplarında insanlık dışı muameleye maruz kalır.
Baze köyü de bu süreçte nasibini alır.
Yıl 1983 bir şafak vakti çöl barbarları köyü kuşatır ve yediden yetmişe bütün erkekleri alıp çöle sürerler. Sahraya binlerce kürt diri diri gömerler.

Geride sadece kadınlar kalır.
Zulmü bilmeyen dağların gölgesinde, güneşin şavkıyla yaşayan nehir gözlü kadınlar kalır.
Yüce insanlık ailesi yine suskun, bu yıkımdan sonra Baze’li kadınlar derin bir acıyı yaşar ve tarihi bir yas tutarlar.

Yarım asra yakın devam eden ulusal bir yasın ağırlığını omuzlarında taşırlar.
Köyü ziyaret ettiğimizde yalnızlığın derin izleri alınlarının her çizgisinde mevcuttu.
Yaşamın zorluğu her kadının gözlerinde ortak derin bir hüznü barındırıyordu.
Çünkü bu kadınlar sözün bittiği anlardaki bir zulmün en canlı ve gerçek tanıklarıydı.

Biz bu kadınları izlerken içeriye genç bir kız girdi. Elindeki defteri bana uzattı.Aski bir yağmurluğa sarılı, yıllar önce kaybolduğu söylenen dağlı bir kadına ait olduğunu söyledi.

Bir günlüğü andıran defteri okumaya başladım ve bazı bölümleri burada paylaşmak istiyorum.
”Ezilen kadınların sesi olduğumuza gönülden inanmıştık, Rus, Çin, Küba, Angola kadınlarına hayran kaldık, Roza Lüxemburg’u örnek aldık.  Ancak bizler yanıbaşımızdaki kadınları bilmedik, tanımadık ve anlamadık, elimizde dürbünle Barzan dağlarında ki bu köyleri izlerdik ama duygudaşlıktan uzak birer yabancı gibi izlerdik. Bura köylerinin gece ışıkları yanmaz, gündüz bacaları tütmezdi, sormadık, neden diye cevap aramadık! Anladım ki biz hariçten gazel okumak için bir ömür tüketmişiz.”

Günlükten bu kadar okuyabildim ve utandım. Baze’li kadınların yüzüne bakamadım. Elbette hiç birimiz geçmişi değiştirme kudretinde değiliz ancak sonuç çıkarmak elzem blr gereklilik ve diyorum ki her kadın, her insan ve her kürt Baze’li kadınları unutmasın, yıl da bir kez de olsa bir an yaslarına ortak olsun. Çünkü bu kadınlar yüreklerinde puşt işi bir zulm taşıyorlar çünkü bu kadınlar, işgal ve istilaya uğramanın derin yasını tutuyorlar.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

14 − ten =