Take a fresh look at your lifestyle.

Azad Sağnıç: Seyit Rıza

Azad Sağnıç 1938 dersim lideri Seyit Rıza'yı anlattı.

1 340

Azad Sağnıç / Seyitlik İslami inanışa göre peygamber soyundan gelen ailelerin kullanabileceği bir unvandır.

İslam bilginleri son peygamberleri Hz. Muhammed’in Arap olduğu konusunda tam bir görüş birliğinde olmaları, Kürtlerdeki Seyitlik unvanını tartışmaya açmıştır. Kitap-ı Mukaddes’in ve diğer Semavi dinlerin tartışmasız ön kabul gördükleri İbrahim Peygamber Mitani kökenli Harranlıdır. Harran ise bir Kürdistan şehridir, Harran bir Kürdistan şehri ise o halde İbrahim Kürt’tür. Yine İslam bilginlerinin ısrarlı bir şekilde Hz. Muhammet’in İbrahim’in soyundan geldiğini söylemektedirler. Bu anlamda söyleyemedikleri iki şey var. Birincisi Hz. Muhammet’in Kürd tiranı Nemrut’a akraba oluşu, ikincisi ise; İslam Peygamberinin etnik kökenin Kürd oluşudur.

Ancak Seyit Rıza seyitlik unvanı ile çok ilgili değildir. Şöyle ki; 1926 yılında Diyarbekir genel müfettişi İzzettin Paşa ona sormuştu: “Seyit Rıza siz misiniz?” O bilge insan şöyle cevap vermişti: “Ben Dersim’li Rızo’yum Dersim’de her meşe altında ve her dağ başında binlerce Rızo yatar. Şu halde siz hangi Seyit Rıza’yı soruyorsunuz?” Soruya soru ile karşılık verip Seyitlik unvanının onun için pek fazla bir şey ifade etmediğini genel müfettişin ezberini bozarak cevaplamıştır.

Seyit Rıza’nın babası Seyit İbrahim ulusal bilinci ve eğitimini Seyit Rıza’nın silah arkadaşı olan Dr. N. Dersimi’nin dedesi Colıkzade Mehmet Ali Efendi’den almıştı.

Seyit İbrahim, Colıkzade Mehmet Ali Efendi’den aldığı ulusal bilinci 1863 yılında yaşama gözlerini açan oğlu Seyit Rıza’ya aktarmış ve oğlunu tam bir yurtsever bilinçle donatmıştı.

Zeki ve kabiliyetli olmanın yanı sıra ileriyi göre bilme yeteneğine de sahip olan küçük Rıza, kısa zamanda babasının ve yöre halkının dikkatini çeker. Seyit Rıza’nın babası ölümünden sonra aşiretin liderliğini kendisine verilmesi üzerine vasiyetini yapar.

Babasının ölümünden sonra Ağdat Köyü’ne yerleşir. Mütevazılığı hiçbir zaman elden bırakmayan, halkının tüm sorunlarıyla mümkün olduğunca birebir ilgilenmeye ve bu sorunların en adil ve demokratik bir şekilde hal yoluna koymaya çabalardı.

Komşu aşiretlerle uyum içinde olan bu aşiret reisi, aynı zamanda Ermeni Katliamı’ndan kurtulabilen on binlerce Ermeni’ye kucak açmış, Kürd misafirperverliğinin gereği ve binlerce yıl iç içe yaşamış olan bu iki halkın dayanışma içinde olması gerekliliğinin en güzel örneğini vermiştir.

1935’lere gelindiğinde Kürdistan’da sömürgecilerin istilasına uğramayan tek bölge Dersim kalmıştır. Aynı yıl meşhur “Tunç-eli Kanunu” çıkartılır. Dersim’de sıkıyönetim ilan edilir. Sıkıyönetim Komutanı ve Tunceli Valisi, Koçgiri katliamını yapan sakallı Nurettin paşa’nın damadı General Abdullah Alpdoğan’dır.

M.Kemal 1936 yılının meclis açılış konuşmasında “Dahili işlerimizde en mühim safha Dersim’dir. Ezilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır” diyordu. Sadece M.Kemal değil, onun kanatları altında büyüyen *TKP’e adına İ.Bilen de, Rasim Davaz imzası ile Komüntern’e gönderdiği raporda. Dersim Kürt Milli Mücadelesini “devrimci(!) Kemalist iktidara karşı Kürt feodalizminin başkaldırısı olarak” rapor ediyordu. Kürtler o günün dünya konjonktüründe yapayalnız, Kemalistlerin vahşetine ve insafına terk edilmişlerdi. Ne batı dünyası, ne de Sovyetler, Kürtlerin haklı talep ve isteklerine kulak vermiyordu.

1937’de savaş başladı.

Dersim bugün olduğu gibi sömürgecilerin önünde diz çökmedi. Savaşta yenilmeyen Kürtler iç ihanet ve entrikalarla yenilmiş oldular. Şahin bey ve Alişêr gibi kurmaylarını kaybeden S Rıza daha fazla kan dökülmemesi için TC’nin görüşme talebini kabul ederek Erzincan’a gitti. Ancak kendisinin deyimi ile “Hukumato beserref û zureker” kendisini tutukladı. 5 Eylül 1937 günü tutuklanan S.Rıza ve arkadaşlarının duruşması 17 Kasım 1937 gününe kadar devam etti. 65 yaşından büyüklerin idamı infaz edilemeyeceğinden yaşının küçültülmesi için dava açılır. Oğlunun yaşındaki Muhudanlı S. Hüsen’in tanıklığıyla yaşı küçültülür. Kendisine sorulduğunda verdiği cevap şu olmuştur “ oğlumdan iki yaş daha küçük olan bu kişinin sözüyle yaşımın 65 ten daha küçük olduğuna inanmışsanız benim diyeceğim bir şey yoktur.”Oğlu Resik Hüsen’in yaşı ise iki yaş büyütülür.

Seyit Rıza bu hile ve desiselere karşı“Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, Bu bana dert oldu. Sız de bana diz çöktüremediniz Bu da size dert olsun” diyerek ne güzel tanımlamıştı, cellatlarını.

Tatil günlerinde mahkeme yapılmaması evrensel bir kaide olmasına rağmen Pazar günü araba farları ve lüks lambaları ışığında duruşma yapılır ve verilen idam kararları Pazartesi günü Elazığ buğday pazarında infaz edilir. Temyiz hakkı Tunceli yasasında yoktur. Mahkemenin kararları vali ve sıkıyönetim komutan A.Alpdoğan’ın onayı ile infaz edilir. Zaten Alpdoğan boş bir kağıda imza atarak mahkeme kararının onanmasını, kararın açıklanmasından önce yapmıştır.

Seyit Rıza idam sehpasına giderken dimdiktir. Yağlı ipi kendisi boynuna geçirmiş ve altındaki sehpayı kendisi tekmelemiştir.

Seyit Rıza’nın kızı yakılan babasının naaşından kalan küllerinin kendisine iade edilmesi veya küllerinin gömüldüğü yerin bildirilmesi için Adalet bakanlığına gerekli başvuruda bulunmuştur. Ancak üzerinden yıllar geçmesine rağmen hiçbir resmi açıklama kendisine yapılmamıştır.

*Sosyalizm ve toplumsal mücadele ansiklopedisi Cilt 6

1 yorum
  1. Barzan diyor

    Dini verilerle Muammedi Kurd yaparsaniz,biz Kurdleride Ereb yapmi§ olursunuz.
    Bùtùn dinler semavidir.çùnkù tanri yada tanrinin elçleri daglari §ecmi§ ise meleklerin helikopter pisti gokten daga inmi§tir.
    Gobekli tepenin tarihi 12 bin yildir.
    Antik yunan feylezoflari mantik felsefecileri ve demokrasinin temsilcileri ise peygamberler mantiksizligin ve diktatorlùgùn temsilidirler.
    Ibrahim harranda ikamet etmi§ lakin ur §ehrinden gelen bir goçebe el Murabit a§iretidir.
    Gùnùmùz Fas ta bu a§iret halen vardir.ozelikleri uzun kafali olmalaridir.
    Halk deyimi ilà çift kafali.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

one + fifteen =