KANAYAN YARA KÜRT SORUNU-1

Tüm Yazıları

Yalpalayan dış politika, ekonomiye vurduğu darbe, , göç ile yüzbinlerin mağduriyeti ve özellikle bu sorun bahanesi ile engellenen demokratik haklar ve hukuksuzluğun nedeni Kürt sorunu.Ülkede cenaze gitmedik ne bir köy nede belde kalmadı ama hala tercih edilen ve giderek ödenen bedellerle ağırlaşan şiddete dayatılan çözümsüzlük.
Çözümsüzlüğün yarattığı bu nedenlere duyarsız kesim dışında kimsenin bana ne diyeceği bir sorun değildir. Ciddidir, yaşamsal öneme sahiptir.

Türk solu hala 20-25 yaşlarında inançlı 68 kuşağının bıraktığı nostalji ile, bıraktıkları mirasın üzerine bir taş koymadan var olma çabasında.Kürt Ulusal sorununu sorulduğunda U.K.T.H.’nı es geçip gelişmeleri görmeden hala 70’li yıllarda kalan sosyalist devrimine bağlama rahatlığında.

Sol cenahta yıllardır Hikmet Kıvılcımlı, İ. Kaypakkaya ve 70’li yıllarda Kurtuluş gurubunun dışında kayda değer bir çaba yok. Sağ partilerdende 90 sonrası bir tek N. Erbakan’ın yapılan yanlışa karşı çıkarak gündeme getirdiği, ilkokulda esas amacı asimilasyon olan “Andımız” ‘ın
okunmasının kaldırılması oldu ve tirajikomik olaya son verildi.

Geriye kalan “sağcısı” ve “solcusu” ile “kardeşiz” ve”barış”diyerek sorunun ciddiyetini üstünü örtüp, basitleştirerek çözüm hep ertelendi.

Savaş yanlısı değilim ama varlığı inkar edilen, baskı altındaki bir ulusa bu çağrılar ile başında EŞİTLİK olmadan çözüm sunmak 100 yıldır tekrarlanan çözümsüzlüğün nakaratı olup ciddiyetten yoksundur.

“Kürt surunu benim sorunumdur” diyen ve sorunun bariş içinde çözümü için baldıran zehiri içerim diyen R.T.Erdoğan barış sürecini başlattı.Umut ile bakılan Barış Süreci Cumhuriyet tarihinden bu yana çözüm için atılan en ciddi ve gerçekçi bir adımdı.Ama sorunun önemine rağmen muhatap olarak tek bir örgüt alındı, görüşmeler halktan gizli, kapalı kapılar ardında yapıldı. Neler konuşuldu, neden bozuldu, kim kimi kullandı hala bilinmiyor.
Sürecin bozulmasına neden gösterilen TAK denen silahlı 15-20 yaşlarından gençlerden oluşan yapılanma neydi? kimler tarafından ortaya sürüldü? Hazırlıkları 2 yıldır devlet tarafından (Başbakan Davutoğlu açıklamıştı) bilinmesine rağmen anlamsız talepleri ile sonucu baştan belli olan “Hendek savaşı” denen yıkım hareketine neden başvuruldu?
Önümüzdeki süreçte sağlıklı değerlendirmeler yapılabimesi için bu soruların mutlaka cevaplandırılması gerekiyor.(Devam edecek)

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


7 + 20 =