Kötülük Öğretilir

Hasan Dere

Hasan Dere 1954 Malatya´da doğdu. Sosyalist Parti Kurucuları arasında yer aldı.1983/84 yıllarında Kawa üyesi olmaktan yargılandı. 1989’dan beri Almanya’da siyasi ilticacı ve 2000’den beri Alman vatandaşı olarak yaşıyor.

Tüm Yazıları

 

İlim olguları incelemektir.
Olgu, varlığı fiziki olarak gözlemlenebilen maddi varlıklar ve olaylardır.

Mesela ağaçtan düşen yaprakları, meyveleri gözümüzle görebiliriz. Yaprak ve meyvelerin uçmayıp eninde sonunda yere düştüklerini gözlemleriz. Bunları yere doğru çeken gizli gücün ne olduğunu araştıran bir adam ‘yer çekimi’ denen bir olgunun varlığına ulaştı.

Raşel Dink, kimsenin annesinden katil doğmadığını, birilerinin o bebeklerden ‘Katiller’ yetiştirdiğini gözlemledi.
Bir zamanlar başka bir dil konuştu diye kimse insanlara saldırmazdı. Ama bir zamandır Kurdi konuştu, türkü dinledi diye komşularını lince girişenler görülüyor.
Toplum neden bu hale geldi, onları komşularına saldırtan nedir?

Ne insanlar birey olarak kötü doğarlar, ne de toplumlar komşularına saldırmayı düşünürler. Yönlendirici birileri ortaya çıkmadan diğerine yönelen saldırgan eğilimlere rastlanmamıştır.

Tarihte bilinen Beni Kurayza olayı iyi bir örnektir. Olayın hazırlanış biçimi oldukça öğreticidir.
Yönlendiriciler şöyle bir iddia ortaya atarlar.
Hendek savaşında kendilerine destek vermeyen aşirete isnaden, günün birinde Cebrail İslam peygamberine “Yâ Muhammed! Yüce Allah, sana, Benî Kurayza üzerine yürümeni emrediyor!” biçiminde haber getirdiği ileri sürülür. Sonra adı anılan aşirete saldırı başlar. Aşiret teslim alınarak sayıları 500 aşan tüm erkeklerin ve direnen bir kadının başları kesilir.

Eğer yönlendiren olmasa böyle bir katliamın yaşanmayacağı aşikardır.
İnananlar Allahtan gelen bir emre uyulması zorunludur diyebilir. Ancak tanrıdan emir gelmesi maddi bir olgu değildir, bir iddiadır. İslam dininde olanlar buna inanma eğiliminde olduklarından eleştirel olarak asla yaklaşmazlar. Benzer mucizeler ileri süren diğer dinleri saçmalamakla suçlarlar.
Örneğin İsa-Tanrı-Peygamber üçlemesine inanmak istemezler. Onun mucizevi doğumuna, peygamberliğine, kitabının tanrı sözü olduğuna iman getirilir. Tanrının oğlu olduğu ise saçmalık olarak telaki edirlir. Benzer saçmalıklar, örneğin tanrının meleğiyle haber gönderdiği kanıtlanmaz bir iddiadır. İnanmayana saçma gelir. Uçak, füze yok ama göğe (miraç) çıkılır, mantıken saçmadır.
Beni Kureyza aşiretine sonra gelen düzeltilmiş bir dinin (İslam’ın) adaleti değil de hükmünü yitirmiş eski dinin (Yahudi) adaleti neden uygulanır?
Belli ki bu topluma biçilmiş bir karar var ve hükmü geçmiş Yahudilik dinide aradıkları çözüm var! Böylece planlanan katliamın sorumluluğu da kurbanın sırtına yüklenmek istenmektedir.

Günümüze dönersek; gece yarısı vatandaşına telefon edip öldürme tehdidi yapan içişleri bakanına varana kadar, katili kahraman ilan eden başbakana ve en son Kurdleri hedefe koyan devlet başkanı, kötülüğün öğreticileri, yönlendiricileri olarak gerekli katkıyı sağlamışlardır.

Boşuna dememişler “imam os…rsa cemaat sı..r!”

İŞİD nasıl ki resulünü örnek alıyorsa, birey de özendiği lideri örnek alarak oluk oluk kan akıtma tehdidinde bulunur.
Sahi Ankara garı katliamı bu tehditten sonra mı olmuştu?
Ne alaka değil mi?

Hasan Dere Yazıları
Hasan Dere 1954 Malatya´da doğdu. Sosyalist Parti Kurucuları arasında yer aldı.1983/84 yıllarında Kawa üyesi olmaktan yargılandı. 1989’dan beri Almanya’da siyasi ilticacı ve 2000’den beri Alman vatandaşı olarak yaşıyor.
Contact: Website

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


eleven − 2 =