Yaşamak istediğinde kendini oku!

Tüm Yazıları

Selahaddin, Şeyh idris, Ahmedê Xani; büyük kürt komutanı, büyük diplomat, büyük mütefekkirdir. Bizden öncekilere de böyle yansımışlardır. Bu tanınmış kürtler büyük emektar, büyük yetenek, büyük zeka olabilirler. Bunda kuşku yok. Önerdikleri yola bakmak lazım, ardıllarına devrettikleri idrake bakmak lazım.

Mir Muhammed Revanduzi, Osmanlı ordusunu iki kere yenilgiye uğratır. Alman’ın silahını ve parasını kuşanmış Osmanlı’nın redif albayı Bedirhan’ı da yener. Bu güçlü komutan nasihat heyetlerine yenildiğinde, rakibini kendi şartlarında savaşmaya icbar etmek yerine onun şartlarıyla savaştığını belki anlamıştır ama artık geçtir. Trabzon’da yürürken yapayalnızdır, yanında bir muhafızı bile yoktur. Öldürülür. Bir ordu komutanı, bir siyasi önderin yabancı toprağında yalnızlığı kürdün dini olmaya namzet bir derstir, tedristir.

Bedirhan da sürgün edildiğinde yalnızdır. Ailesini yanına almasına müsaade edildiğinde arkasında bir tek takipçisi yoktur. Bedirhan’dan sonra kürt mirlikleri bir bir düşürülür. Yalnızlık şerbetini hepsi tatmıştır.

Ubeydullah’ın yalnızlığı oğluyla torununun biribirinin gözü önünde asılmalarında belleğimize tokat gibi çarpar.

Şey Abdüsselam Musul’da meydanda asıldığında yalnızdır, İdamını seyreden kardeşi yanına yaklaşıp vedalaşamadığını hatıratında anlatacaktır.

Şeyh Mahmud Hindistan’a sürgün edildiğinde yalnızdır.

Şeyh Said, sonra Seyid Rıza Harput ve Amed zindanlarında yalnızdırlar. Etraflarında kurmayları olsa ne çıkar, onlar da yalnızdır.

Smail Ağaye Şikaki yani Simko katledildiğinde yalnızdır.

İhsan Nuri Paşa, bir caddeden karşıya geçerken kendisine bir motosiklet çarptığında yapayalnızdır.

Mela Mıstefa peşmerge kuvvetlerini dağıtıp Hacı Ümran’a doğru yola koyulduğunda yalnızdır.

Kasımlo, Şerefkendi katledilirken yalnız ve savunmasızdırlar.

Yado ve Telli’nin kürt denizinde yalnızlığına, Şeyh Abdurrahim’in yalnızlığına yalnızca stranmı yakılır sence?

Hepsi dindaşlarının birliğini sağlamada hem yetenekli hem haklıdırlar. Milleti toplamaktaki maharetleri ise yalnızlıklarıyla müsavi ve kanıtlıdır. Her milletin devlet olabilmesi onun millet olabilme yeteneğinin de diplomasıdır. Bu diplomayı duvara asana avukat yada doktor gibi herkes millet der.

Müslümanlığına bir zerre itirazım varsa bütün dinlerin kutsiyeti beni çarpsın.

Sınav üstüne sınava giriyor, her bir seferinde ikmale kalıyorsun. Karnen ortada.

Ezdiyi dövdürmeyecektik dersini çalışmamışsın. Celali bahsinden bir sayfa bile okumadığın belli. Yarsaniyi dövüyorsun, ateisti kovuyorsun. Geliyor zayıf almana itiraz ediyorsun.

Sen bunların toplamısın. Bu karne aynı zamanda senin kimlik belgendir. Sen busun, biz buyuz.

Celali’yi okuduğunda yukardaki yalnızlığı nasıl yeneceğini öğrenmiş olarak sınıfını geçeceksin. Ben görmesem de diploman olacak. Zaten her birimiz çocuklarımızı okula verdiğimizde diploma alacağı günü göreceğimizin garantisi olmadan okula veririz. Kürtlerin hayatı o kadar acı tecrübelerle doludurki bu kısa notta bile evlatların babalarından önce asıldığını, öldüğünü görürsün.

Tarihi ders diye okuma, tarihini ders çıkarmak için oku.

Senin okumadığın derse senden iyi çalışanlar var. Bu ben değilim, cellatların seni senden iyi okumuş.

Yalnızlığına milletleri toplaman çare değil, tarih denen yürüyüşte kendi ayaklarınla yürüyeceksin. Toplan, kendinden olanı topla. Yaşamak ne  direnmektir ne de çoğalmak. Hayatı doğru okuduğunda yaşarsın. Milletlerin hayatında başka kural işlemez. Kendini oku.

Okuyacak çocuk da yaşayacak çocuk gibi bellidir. Yürüyüşünden..

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


4 × 4 =