BİR KUMPAS BOŞLUKTA KALDI

Ömer Özmen

omerozmen54@hotmail.com 1954 yılında Varto da doğdu. Düziçi İlköğretmen Okulu ve Anadolu Üniversitesi mezunu. Öğretmen olarak çalıştı. Peyama Kurd ve Serbesti dergileri başta olmak üzere değişik gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.“Çend Peyam ji Peyama Kurd” ve “Hevalname”adlı iki tane Kürtçe kitabı yayınlandı. Halen özel bir rehabilitasyon merkezinde uzman eğitimci olarak çalışmaktadır.

Tüm Yazıları

Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı kitabındaki bir yazısından  dolayı, ben Ömer Özmen olarak Varto Asliye Ceza Mahkemesinde “Atatürk e hakaretten” yargılanıyordum.

Yıllar önce okuduğum kitabın 319. sayısında, Falih Rıfkı Atay,  şöyle bir olay anlatıyordu:

” 50.yıldönümünde bir heyetle ziyaretine gittiğimiz Hitler, o delice gururlu Hitler şöyle demişti ki; Mustafa Kemal, bir millet bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi,kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır. Onun ilk talebesi Mussolini dir.İkinci talebesi benim.”

2012 yılında yaptığım bir paylaşım da bu olay zikredilince,Muş Emniyet Müdürlüğü, tam 7 yıl sonra bu paylaşımı bulmuş ve hakkımda “Atatürke hakaretten dolayı Muş Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunmuş.

Savunmamı hazırlarken, Kültür bakanlığının Kütüphanesinde  Falih Rıfkı’nın  “Çankaya” adlı kitabını buldum.

Ne var ki; genel yayın yönetmenliğini Dursun Çimenin yaptığı Pozitif Yayınevinin bastıdığı yeni basımında, Falih Rıfkı nın Hitlerden aktardığı bölüm, bir kalem kıvraklığıyla yok edilmişti. Hitlerin  Atatürk ile ilgili tespiti uçup gitmişti.

Bu kez Ankara da bulunan bir yakınımın yardımıyla eski kitap satan bir dükkandan Kitabın orjinalini temin ettim. .(Betaş Yayınevi 1968)

Orjinal kitaptan, ilgili bölümü işaretleyerek mahkemeye sundum.

Ayrıca, Atatürk araştırma Merkezinden Ergun Özbudun,analist Hasan Bulent Kahraman gibi akademisyenlerin yazılarından örnekler sunarak,

1946 öncesi Rejimin totaliter bir rejim olduğunu,

1930 lu yıllarda,  Anglo Sakson Ülkeler ve bir kaç İskandinav ülkesi dışında çoğu Avrupa, ve Asya ülkelerinn totaliter rejimlerle yönetildiğini,

Almanya da Hitler, İtalya da Mussolini, Rusya da Stalin ve Türkiye de Mustafa Kemal “ebedi şef” olarak kabul edildiğini,

diktatörlüğün bir siyasal yönetim biçimi  olduğunu,

Türkiyenin 1946 da çok partili siyasal rejime geçtiğini, ondan önceki dönemin, tüm siyasal bilim uzmanlarınca totaliter rejim olarak tanımlandığını ve bugünkü siyasal iktidar çevrelerinin de bu dönemi diktatörlük dönemi olarak adlandırdığını,

bu konudaki görüşlerimin, Mustafa Kemal e hakaret olarak kabul edilmesinin  yanlış olduğunu,  savunmamda belirttim.

Bir kumpas ile karşı karşıya bulunduğumu, kamuoyunda PKK muhalifi olarak tanınan bir kimse olduğum halde, uydurma delillerle daha önce de   “PKK propagandası yaptığım” iddiasıyla hakkımda dosya hazırlandığını ,

bu konudaki davanın, halen  Muş Ağır Ceza Mahkemesinde derdest olduğunu,bu davadan dolayı denetimli serbestlik altında olduğumu  belirttim.

Bir araştırmacı olarak yazılarımda basın yayın ahlak kurallarına, kişi temel hak ve özgürlüklerine riayet ettiğimi, Mustafa Kemal dahil, hiç bir politik şahsiyetin kişilik haklarına ve aile masuniyetine asla hakaret etmediğimi, yazılarımdaki örneklerle mahkemeye sundum

Mahkemeye sunduğum inandırıcı deliller ve savunmam sonunda,bu davadan  beraetime karar verildi.

Darısı kumpas mağdurlarının başına….!.

Not:  Hakkımda düzenlenen iddianemedeki çelişkileri çürütmede bana yardımcı olan hukukçu ağabeyim sayın Ruşen Aslana teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

28.06.2018

Varto

Ömer Özmen Yazıları
omerozmen54@hotmail.com 1954 yılında Varto da doğdu. Düziçi İlköğretmen Okulu ve Anadolu Üniversitesi mezunu. Öğretmen olarak çalıştı. Peyama Kurd ve Serbesti dergileri başta olmak üzere değişik gazete ve dergilerde yazarlık yaptı.“Çend Peyam ji Peyama Kurd” ve “Hevalname”adlı iki tane Kürtçe kitabı yayınlandı. Halen özel bir rehabilitasyon merkezinde uzman eğitimci olarak çalışmaktadır.

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


20 − 12 =