Seçim tezgahı ve Vatan Sendromu

Şilan Yaşar

Silanyasar2@gmail.com
Ankara'da doğdu. 80 darbesinde tutuklandı.Üç yıl Peşmerge olarak Kürdistan dağlarında kaldı. İsveç'de yaşıyor. Öğretmen. Daha yakından tanımak isterseniz bu linki tıklayınız: http://nistiman.simplesite.com/

Tüm Yazıları

Şilan Yaşar // Her seçim arefesinde Kürtlerin gözlerinin içine  baka baka, sırtına basa basa,  -vatan elden gidiyor- söylemi zirve yapıyor.  Hemen her seçim dönemi bu söylem… Çocukluğumdan bu yanı bekliyorum ama bu lanet ülke bir türlü de ellerinden gitmiyor.  Gerçekte, vatan arsızı oldular.   Yüzsüzlüğün bu kadarına pes doğrusu…

Seçim demek kendisine sunulan alternatifler arasından birini seçmek demektir.
Seçim demek vaad edilen taleplerin açık ve net olması demek.
Seçim demek seçilecek olanların özgür iradeleri, projeleri ile kendilerini seçmenlerine önermeleri demektir.
Seçim demek özgürlük ortamı demektir.
Peki Türkiye’de ezelden beri böylesi bir ortam oldu mu?
-Açık seçim gizli sayım- komedisi cumhuriyetin kurucularının ürünüdür. Bu diktatörler lanetlendi mi?
Hayır başta M. Kemal olamak üzere kutsiyerlerini korumaktalar.
Dolayısıyla hiç bir zaman bu mevcut anayasa ile Türkiye’de özgürlüğün zerresi olmadı!
Yine de vatandaş kendisine dayatılan seçilmişlerden birisine oy vermek zorunda kalıyor.
Türkler cephesinde her zaman olduğu gibi -vatan elden gidiyor- yaygarası seçim oyununun odak noktasını teşkil ediyor.
Biz Kürtler cephesinde -hade namus günü- deyip Kürt ve Kürdistan’lı olmayan bir çok adayın seçilmesi demektir.
Seçilecek olan Türk vekiller açısından iş kolay. Seçim meydanlarında -vatan elden gidiyor- yaygarasını mecliste Irkçı Katil Ata’sının başı üzerine, Türk milleti adına and içecek ve böylece bir seçim tezgahı daha tamamlanmış olacak.

Yerle yeksan edilmiş ilçelerde, şehir meydanları ve kahvehanelerinde Kürdistan’ı ve Kürtleri ne kadar sevdiklerini anlattıktan sonra, onlarda vekil olarak meclise girdiklerinde Atatürkün başına ve onun başına and içecekler.
Ve Türk solunun bir gün iktidar olacağı ümidiyle hayal kurup hem Kürdistan’da ki seçmene hemde meclisteki sözlerini hiç bir zaman tutmayarak Türk seçmene de yalan atmış olacaklardır.
Tıpkı Cumhuriyetin kurucuları gibi yemin töreninden sonrası herşey -eski tas eski hamam!-.
Birbirlerine yalan atarak, birbirlerinin kuyusunu kazarak birbiriyle bir arada yaşayıp gidecekler.
Oysa ki: Türkiye derinden bir sarsılmalı.  Kürdistan’ın başına gelen felaketin nedeni bu lanet sistemdir. Kürdistan üzerinde en büyük tehdit en büyük engel  -Kemalist  Türk Devleti-‘dir.
Nereden bakılırsa bakılsın  sorunlarla bu devletin  boğuşması, zayıflaması, yıkılması Kürtlerin lehinedir.

Dileğim, bu ırkçı sistemin son bulması.

Türkiye’nin adam akıllı bir kemalizm anaforu yaşaması; kirli karanlık geçmişiyle yüzleşmesi ve bıktıran -vatan- sendromundan kurtulmasıdır.

 

Şilan Yaşar Yazıları
Silanyasar2@gmail.com Ankara'da doğdu. 80 darbesinde tutuklandı.Üç yıl Peşmerge olarak Kürdistan dağlarında kaldı. İsveç'de yaşıyor. Öğretmen. Daha yakından tanımak isterseniz bu linki tıklayınız: http://nistiman.simplesite.com/

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


1 + 12 =