Katiller Ve Soytarıları

Selim Çürükkaya

1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

Tüm Yazıları

Selim Çürükkaya / Türklerin Cumhurbaşkanı ile Genelkurmay başkanı, İbrahim Tatlıses soytarısını ortalarına alarak, Afrin’e yakın bir yerde oturmuş, şarkı söylüyorlar.

İbrahim “Dılo dılo yaylalar” şarkısına uyarlamalar yaparak, Türk askerine “Baxti Urfa Xoş degil, Afri’ni dolanda gel, baxti Afrin xoş degil Membiç’i dolanda gel” diyor.

Erdoğan’la Genel Kurmay Başkanı da İbo’ soytarısına eşlik ediyorlar.

HDP sözcüsü Ayhan Bilgen Soytarısı da güya bu durumu eleştirmek için, “Filistin’de onlarca kişi ölürken, yüzlerce kişi yaralıyken, askerlerle eğlence düzenlemek doğru değildir” diyor.

Birisi bu Ayhan Bilgen soytarısına demiyor ki, be hey soytarı, Erdoğan’ın kendisi “Afrın’in işgali sırasında biz 3800 kişiden fazla Kürt öldürdük” diyor.

Sen Afrin ve çevresinde öldürülen ve yaralanan Kürtleri,  Filistin kadar bir bölgenin işgal ve harebe edildiğini görmüyorsun da, araya 10 tane Filistinli’yi sokuşturup katilamı neden gizliyorsun?
Lanet olsun Ayhan’a da İbo’ya da!
Sizi korkutan kattillere de!

Yukarıdaki yazımı okuyan HDP’ in bir taraftarı Ayhan Bilgen’i eleştirdiğim için rahatsız olumuş ve aşağıdaki satırları yazmış, iyi ki yazmış, yoksa ben makalemi zor tamamlardım.
Hikmet adlı okucunun yazdıkları:
“Girişin güzel ama sonuç berbat. Sen Ayhan Bilgen’e Ayhan Bilgen sana değsin! Bir gün olsun doğru dürüst bir şey yazdığını görmedim. Yazıyorsan xal Hüs gibi yaz. Yoksa gittikçe batıyorsun be adam!
Benim cevabım:
Hikmet bey, Recep Tayıp ve Genelkurmay Başkanı İbo soytarısını yanlarına alarak Afrin’de katledilen 3800 Kürdün üzerinde “Dilo dilo yaylalar”şarkısını söylüyorlarlar.
Senin Ayhan Bilgen ise, bunu görmüyor, görse bile söylemiyor ve utanmadan diyor ki, “on tane Filistin’li öldürülmüş, siz niye dılo dılo yaylaları söylüyorsunuz?”
Ve sen bir insan olarak, bir Kürt olarak bu durumu görmüyorsun, fark etmiyorsun, tepki vermiyorsun! Ayhan Bilgen’e ses çıkarmıyorsun! Kendilerinin dört bin ölüsünü görmeyeni Filistin’nin on ölüsü için yas önereni savunuyorsun. Eleştirilmesiden rahatsızlık duyuyorsun!
Erdoğan 3800 Kürt katl ettiği için suçludur.
İbo Erdoğan’dan, Ayhan Bilgen İbo’dan Berbattır.  Sen ise üçünden daha berbatsın!
Böyle olduğun halde İbo ve Ayhan Bilgen’in trajedisine dikkat çeken benim yazıma ise “sonuç berbat” diyorsun.
Evet ortalıkta berbat olan bir sonuç var, O sonuç, Sen İbo ve Ayhan Bilgen’dir!

Biriniz bir halkı katletmiş bir orduya “Baxti Urfa xoş değil, Afrin’i dolan da gel” dediği için berbat.
Biriniz Kürtlerin oylarını alan bir partinin sözcüsü olmanıza rağmen katledilen Kürtlerin ölüleri üzerinde çekilen halaylardan rahatsız olmayıp, öldürülen on tane Filistinliyi 3800 Kürt’ten önemli gördüğünüz için berbat.
Biriniz de Sahtekara “sen sahtekarsın” diyene karşı rahtsız olduğu için berbattır.
Ve Erdoğan, İbo gibi Kürt sanatçılara, Ayhan Bilgen gibi Kürt politikacılara ve senin gibi Kürtlere sahip oldukça, daha çok katliam yapar!
Selim Çürükkaya Yazıları
1954 te Bingöl' de doğdu. Öğretmen okulundan mezun oldu. Siyasi nedenlerle on bir yıl hapis yattı. Gazeteci ve yazar. Yayınlanmış 10 adet Kitabı var. Siyasi mülteci olarak Almanya'da yaşıyor.

Yorum Yap

  1. Kekê Selîm,
    ya… bir tek onlar mıdı rki???
    Onlar gözle görünenlerden yanlızca bir kaçıdır!!!
    Onlar gibi olan ama göze görülmeyenlerimizden ve daha berbat olan hala onlarcası-yüzlercesi-binlercesi var…
    Hal öyle olunca, senin de, benim de, halkımızın ve Kürdistan’ımızın hali de böyle oluyor. Sen de, Ben de ve öteki Xas Kürdler de böyle neçar kalıyoruz.
    Gerçekten de halimiz çok acınası bir durum.
    Ben ateistim ama, içimden “Allaha” değil, varsa eğer gerçek bir „Xwedê“ ye dua etmek geliyor. Bu “kötü düşmüş” halkı ne edip etsin bu körlükten, bü saflıktan, bu acizlikten, bu düşmüşiükten bir an önce silkeleyerek reel yaşama, varolan gerçeklere uyandıra bilse!
    Sen de ben de bu kadar naçar düşmeyeydik, bu kadar çaresiz kalmayaydık. Bir taraftan Boynumuz vuruluyor, öbür taraftan Katillerimiz bıyık altında gülerek ve adeta bizim ile dalga geçerek bir de “Kardeşlik” edebiyatı yapıyor. Beni en çok da kahreden bu oluyor!!!
    Kanayan yaramıza bir de tuz basar gibiler…
    Kekê Selîm, bir de senden ricam odur ki: lütfen yaz, hemde çok yaz. Son zamanlar çok az yazdın!!!!
    Böyle zorlu bir dönemden geçiyoruz, binlerce Kürdün gözü uzun uzun yazılarınızın yolunu beklemesin, onalara şahsiyetiniz ile umit vermeye, yol göstermeye, ışık tutmaya devam edin, buna bir Aydın olak mecbursunuz ve mecburuz!
    Saygılar ve Başarılar!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


1 × five =