Akıp Durulmayan Ülke

Şilan Yaşar

Silanyasar2@gmail.com
Ankara'da doğdu. 80 darbesinde tutuklandı.Üç yıl Peşmerge olarak Kürdistan dağlarında kaldı. İsveç'de yaşıyor. Öğretmen. Daha yakından tanımak isterseniz bu linki tıklayınız: http://nistiman.simplesite.com/

Tüm Yazıları

Şilan Yaşar // İkide bir kafama takılıyor. Hemen her Kürdün ölümüyle karşıma çıkar günlerce tedirgin eder beni. Elini taşın altına sokan o kadar azdı ki; o ellere sıkı sıkıya sarılmak onları korumak gerekiyor ancak, tam da kendilerine ihtiyaç duyulan bu zorlu günlerde bir bir yok oluyorlar.

Kimi eceliyle kimi de suikastlerle… kimi zaman topluca kimi zaman da tek tek…

“Kürt ve Kürdistansever olanın ortadan kaldırılmasında” bir dizi devletin parmağı var;
Kürdistan’ın kanlı yüzyıllık döngüsünde, bu zorlu yıllarda  canlarının ve dostlarının onulmaz kaybı!

Bazı şeyler yerine koyulamayacak değere sahiptir.
Ulusal Özgürlük mücadelesini bu kadar kıt kanaat imkanlarla veren böyle barbar düşmana sahip, bu kadar acı çeken mazlum bir halk için!

Biz Kürtler bu dünyanın en zorlu en zahmetli yaşayan fertleriyiz.
Millet olarak bu günlere kadar uzanan varlığımız bir mucize diyebiliriz.
Çıkıyor biri, efendim Kürt yoktur, terör vardır diyor. Garip olan ise, yaklaşık 2 ay boyunca tüm dünyanın sesizce bunu kabul etmesi. Kürdistan’ı haritadan silmeleri gibi! Kürtlere rağmen, kendi keyiflerince çizdikleri, sınırların içinde ve dışında Kürtleri kıyasıya vuruyorlar yine…
Ve dolaylı olarak tüm dünya devletlerini yanına alıyor ve büyük bir gürültüyle bir hayli destek topluyor. Öyle bir varlık ki, her köşebaşlarını tutmuşlar, hırlaşacakları, harlaşacakları, kulanacakları, saklanacakları bir sığınak Kürdistan olmuş.
Çünkü, Kürtlerin sırtına basarak, kurdular tahtlarını.

Kürdistansever  kim varsa bir hayın yağlı kurşun, bir hayın yağlı urganla yaşamından ediliyor.
Hemde dünyanın dört köşesine yayıldı yağlı öfkeleri, Kürdistan’dan, Alaman ellerine ve oradan başka Avrupa kentlerini dolaştı naaşlar, İskandinav ülkesinde Kamuran !.., bizim değildi artık bunlar.

Okyanuslar ötesinde, denizaşırı ağıtlarla, yedi iklim, yedi düveli dolaşır göçmen kuşları  misali!
Diyorum ki, Dünya’da Kürtler vardır ama Kürdistan’da yaşam alanı, giderek daralıyor.
Mevcud kaynaklarda tükenerek. Bu durumda elbette ne toplum nede bir ülke gelişemez. Çünkü, dar ve zorlu yaşam az üretir. Az gelişir. Üretimin olmadığı yerde üretim ilişkileri ve toplum gelişkinliği de zarar görür. Oysa ülkemizde geniş alan ve olanaklarımız var. Ama Kürtler bu imkanları kullanamıyor. Kullandırmıyorlar.
Bir avuç Katar bile devlet olmanın sağladığı imkanlarla -paramla  döverim sizi !- diyerek susturuyor düşmanlarını.  Ki zaten ülkenin coğrafik yapısına bakınca imrenmemek mümkün mü Kürdistan açısından ?
Kürtlere  dayatılan maddi imkansızlıklar bir yana, insani kayıplar derin yaralar açıyor.
Her defasında kanayan yaralar: zaman devleti olmayan Kürtler için ölümcül yaralar açıyor.

Her defasında biraz daha eksiliyor, her defasında biraz daha örseleniyoruz.

Duruma sağduyulu bakarsak, çarçabuk görürüz; diliyle, ekonomisiyle ve sosyolojisiyle Kürdistan tam olgunluk çağında.
Dünyaya açılmış, evrenselliği yakalamış bir ülke. Evrenselliği yakalamak bölgesel zındandan çıkışın anahtarıdır aynı zamanda.
Elbette ki, bir insan bir bölgenin insanıdır, o bölgenin karakterini yansıtır ancak, yaşam evrenseldir.
Bunca zorlu tutunma koşul altında gerek eceliyle gerek eveliyle ölen Kürtlerin verdiği zarar telafisi imkansız boşluklar bırakır.
Tekrar başa dönecek olursam, tekrar hatırlatmak babında, Sadece Kürdistan’da değil tüm dünyada Kürtler vardır ; Kürtler hunharca katlediyorlar; Kürdistan’ı bir türlü kendi aralarında paylaşamıyorlar. Kürtler ve Kürdistan da dar bir alana sıkıştırıldı yaşamımız.

Dünya’da böyle bu işler! Onların zamanı bol !

Dün olduğu gibi, bu gün ve yarın da , böylesi bir  zaman darlığında hepimize döşen görev, zamanın ve hayatın üzerine gidebilmektir.

Hem söylendiği gibi, zaman her derdin ilacı mı?

Veya sanıldığı gibi ölüm değerlerin ortaya konulmasını sağlar mı? ( sağlasa bile Kürdistan’da ne kadar sürer).

Ancak; can pazarında,  her geçen zaman , yeni bir yitimle hem derdin hemde değerlerin düşmanıdır !…

 

Şilan Yaşar Yazıları
Silanyasar2@gmail.com Ankara'da doğdu. 80 darbesinde tutuklandı.Üç yıl Peşmerge olarak Kürdistan dağlarında kaldı. İsveç'de yaşıyor. Öğretmen. Daha yakından tanımak isterseniz bu linki tıklayınız: http://nistiman.simplesite.com/

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


5 − two =