Kürt halkının onuru ile oynamayın

Serdest Özgül

azat.ozgul98@gmail.com 1958 tarihinde Diyarbakır / Ergani' de doğdu. Liseden mezun oldu. ASDK-DER Başkanlığı yaptı. 12 Eylü 1980 cuntasında tutuklandı, uzun süre Diyarbakır zidanında yattı. Hala Ergani de yaşıyor.

Tüm Yazıları

Kürt halkının onuru ile oynamayın
Kürt Halkı bir Deniz kan dökerek elde etmiş olduğu Ulusal kazanımları yazılı veya görsel basında kendi şahsi ve özel düşüncesine göre biçimlendirerek, Milli Misaki ruhuna uygun Bir şekilde sunmak , Kürt bireyinin beynindeki bağımsızlıkçı ve özgürlükçü düşünceyi aşındırıp törpülemek, yada statüsel özgürlük çıtasını aşağılara doğru çekmek, Kürt halkına yapılan en büyük kötülüktür.
Kürt halkı bütün zorluklara, baskılara , vahşetlere, kıyımlara rağmen hiç bir zaman özgürlükçü ve bağımsızlık talebinde asla vazgeçmemiştir,, bunu anlamak için çok gerilere gitmeye gerek duyulmadan şuradan başlasak yeterli olur sanırım. Kürt Halkının antisömürgeci ulusal demokratik mücadelesi bin dokuz yüz on sekiz (1918 ) tarinde İnglizlerin Kerk’ü işgal ve ilhak etmesi ile birlikte şeyh Mahmut Berzenci önderliğinde başlatılıp değişik bölgelerde ve muhtelif zamanlarda bir çok lokal isyan ve ulusal ayaklanmalarla günümüze kadar devam ede gelmiştir.
Sömürgecilere karşı verilen Kürt özgürlük mücadelesi her ne kadar dönem dönem sistemi zorlamışsa,da Kürtlerin ulusal bilinçte yoksun olmaları ve içinde bir çok ihanetçi ve soysuzun çıkması neticesinde ağır yenilgiler almış isyanı örgütleyen önder kadroların sonları çok hazin olmuş en vahşi ve en barbar bir şekilde imha ve yok edilmeleri sağlanmıştır.
,,Mecburi iskan yanı zorunlu göç ve sürgünler,, Kürtlerin kaderi olmuş ve Anadolunun bir çok yerine adeta serpilmişlerdir.
Devletin,,,İçine– al– serpiştir– erit ve yut,,, planlaması tutmamış Kürtler kendilerine ait kültürlerini her şart ve koşulda yaşatmayı bilmişlerdir.
Mecburi iskana tabi tutulan açlık,sefalet, kıtlık ve yokluk içinde debelenen Kürtler sömürgeciler tarafında dayatılan asimilasyon kültürüne kendini kapatmış bütün baskı ve zorlamalara rağmen kendi örf adetlerini terk etmeyip ulusal kültürlerine bağlı kalarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
Bin dokuz yüz altmış (1960) lar dan sonra dünyada gelişen devrimci demokrat yurtsever aydınlanma hareketti.Kürt üniversite gençliğini etkilemiş böylelikle çok hızlı bir aydınlama süreci Kürt gençliği içinde gelişmiş aydınlanan gençler Türkiye ve Kürdistan,da var olan devrimci siyasal yapı ve örgütlerde yerlerini almışlardır.
İşte Kürdistan,da ulusal uyanış bu dönemde başlamış yoğunluklu teorik eğitimler Kürt öğrenci gençliğinin yaşamış olduğu en ucra köşelerine kadar girmiş her öğrenci yurdu her öğrenci evi bir komünsal yaşam alanına dönüştürülmüş, teorik ve siyasi çalışmalar alabildiğince geniş bir alana tam,da bu dönemde yayılmıştır,
İşte bu günkü Kürt siyasi hareketinin teorik yapılanmasını kaleme alan ve siyaset yapıp politika üreten kişiler o süreçte bulunup şu anda sürece damgasını vuran insanlardır.
Günümüzde bu birikimli ve bilinçli insanlar dışlanmış tüm kurumlarda sökülüp atılmış görünmektedir. Kendilerini Kürt özgürlük hareketinin neferleri olarak sıfatlandıran bazı miras yiyiciler bu donanımlı vizyonlu bilinçli İnsanlara karşı çok yönlü acımasız bir savaş başlatmışlardır.
Geçmişte devrimci mücadelede yer almamış okulunu sakin bir vatandaş olarak bitirmiş devletin çeşitli kurumlarında yöneticilik yapmış çerez olsun diye hasbel kader kendini bazı mesleksel eylemlerin içinde bulmuş sonrada piyasaya çıkma şahsiyetlerin Kürtlerin beynindeki ulusal bağımsızlık fikrini bir fare gibi kemirerek parlementarist mücadele eksenine kaydırması sistemin değirmenine su taşıdığı açık ve net olarak orta yerdedir.
Aşağıdaki en ırkçı en onur kırıcı inkar edici yemini edeceksin ve sömürgeci meclisin tüm nimetlerinde faydalanacaksın lacivert takımınla tv lere çıkıp ortak devletten tek bayraktan eşit vatandaşlıkta bahsedeceksin.
””” Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma;
büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim ””””””
Yukarıdaki ırkçı ve şoven yemini ederek kendisini inkar temelinde örgütleyen mebuslarımız karşılarında devrimci bir karşı koyuş bulmayınca zıvanadan çıkmış misali her verdikleri beyanatlları utanç sınırlarını zorladığını görmekteyim.
Kendilerini bu halkın temsilcisi sıfatıyla değerlendiren bu bay ve bayanlar kendi haddini bilmeli bir ulusun kaderini belirleyen ve evrensel hukukla teminat altına alınan ulusal istemleri bireyselleştirerek Türkiye’ye entegre etme konusunda gönüllü şovalyelik sevdasında derhal vazgeçmelidir.
Eğer Türkiye’nin bayrağıyla, devleti ile ve mevcut olan sistemiyle bir propleminiz yoksa o zaman Kürd’ü ve Kürdistan’ı değerlerimizden bahsetmenin kurnazca bir oyun olduğunu ve kendinizi yaşatmanın bir aracı olarak kullandığınızın anlamını taşıdığınızı bilmeniz gerekmektedir.
Kürt halkının Kendi kaderinin tayin hakkı sadece birey veya örgütlerin değil top yekkün Halkın genel eğilimiyle belirlenen bir konu olduğu unutulmamalıdır.
Amed

Serdest Özgül Yazıları
azat.ozgul98@gmail.com 1958 tarihinde Diyarbakır / Ergani' de doğdu. Liseden mezun oldu. ASDK-DER Başkanlığı yaptı. 12 Eylü 1980 cuntasında tutuklandı, uzun süre Diyarbakır zidanında yattı. Hala Ergani de yaşıyor.

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


17 − ten =