Milliyetçi Bilinç

İsmet Yüce // Milletimiz tam yüz yıldır kendi egemenliği dışında yaşamaktadır. Tam bir yönetim bu süreçte; 1946 sonlarında, başlangıcı ve etki sonucu ile bir yıl süren Kürdistan Cumhuriyeti, Mahabad; 1970 sonrası inişli çıkışlı Kürdistan’ın Güneyi ve 1990 sonrası kurulan Federe Kürdistan ile son Rojava deneyimi ile yaşanmıştır. Hepsinde milli biliçlenme ve hakim olunan alanlarda ekonomik, kültürel büyük bir gelişmişlik görülmüştür.
Yeni dönem Kürd düşüncesi de bu tarihi süreçler üzerinde yürümektedir. Daha iyisi oluşana kadar referans alacakklarımız bunlardır. Bunun dışında bir düşünce ve örnek aramak, oluşturulmak istenen Kürd milliyetçi bilincine bir fayda getirmeyeceği gibi sürekli bir birlik karşıtlığı ve ayrımcılık oluşturmaktadır.

Tek bir milli düşünce ve devletleşme üzerinde hareket edilmeli. Genel bir araştırmaya göre: dört ana parça olmak üzere, Laçin Kürd bölgesi, Horasan, Beluci Kürdleri ve Orta Anadolu Kürd bölgeleri olmak üzere sekiz ayrı Kürd bölgesinde bahsedebiliriz. Beş binin üzerinde aydın ve yazarımız var. Bütün bu bahsedilen bölgelerde ve sürgün Kürd alanlarında üç yüz civarında internet sitesi, elli dolayında yayınlanan gazete ve dergi, kırk civarında yerel ve ulusal televizyon kanalı sadece milli düşünceden hareket eden ferdi  yüz bine yakın sosyal medya alanında, irili ufaklı elli Kürd örgütü bulunmaktadır.

Hepsi de Kürd ve Kürdistan’dan bahsetmekte, amaçlarının bu olduğunu söylemektedir. Fakat bir tek ortak ülkemiz yok. Ortak düşünce ise oldukça sınırlı. Ayrılıklar giderek daha da derinleşiyor. Öyle ki bir bölgede bile ayrılmış topraklardan ve ayrı ayrı Kürdistan’dan bile bahsedilebilir. Bu yönlü uğraşlar olduğu da biliniyor. Bu durumlar ayrılıkları daha da körüklemekte nerdeyse vatanımızın bölünmüşlüğünü meşrulaştırarak kabullenme bile var.

Devleti olan ülkelerin milletleri siyasi vb. ayrılıklarına rağmen genel bir savunu ve kabul var iken bizimki gibi oldukça parçalanmış birliğe ve devlete acilen ihtiyacı olan milletimizin bu kadar ayrı düşünmesi ve duruşu kesinlikle kabul edilbilir bir durum değil. Dönem dönem bölgesel gelişmelere bağlı olarak milli bilinç ve birliğimiz gündemleşerek ortak tavır ve düşünceler gelişse de bu durum en kısa zamanda en kısa dönemsel, değişmelerle bu birlik ve milli düşünce hemen kaybolmakta, ideolojik ve bireysel davranışlarla milli birliğimize her tür zararlı davranış ve hareketler geliştirilmektedir.

Dünyada şu an içinde bulunduğumuz dönemde milli birliğe en azında düşünce düzeyinde en çok ve hayati ihtiyacı olan millet Kürd milletidir. Üzerinde hareket edilmesi gereken yol burasıdır. Tarihimizde gerçekten sadece birkaç kere elimize geçen fırsatlardan bir taneside içinde olduğumuz dönemdir. Neredeyse elimize geçen fırsatların içte ve dışta en önemli ve tarihi dönemi olduğu söylenebilir. Bölgesel olanaklar ve dış politik durum Kürd dönemi ve birliği için en üst düzeydedir.

Ama ne yazıkki verilen rakamlarda da anlaşılacağı gibi iç bilinçlenme ve bu fırsatlardan yararlanma davranış ve örgütlülüğü gerken bilince ulaşmamıştır. En son, güncelde olan İran ve Kürdistan’ın doğusundaki gelişmelerde düşünüldüğünde Kürd Milli çıkarları doğrultusunda tam bir tarih yaşandığı söylenebilir. Her ne kadar bütünlükçü bir durumdan bahsedilse de, İran’da genel direniş ve katılımcıları Kürd ulusundan oluştuğu ana gövde ve kıvılcımın Kürdistanlılar’dan oluştuğu görülmektedir.

Bunu da emek olarak boşa çıkarmamak için bahsedilen milli birlik ve düşünce oluşmalıdır. Bunun en temel yolu ve referansı milliyetçi bir birlik düşüncesi ve davranışından hareketle milli bilinci bütünlüklü bir tarzda bilince çıkarmalı, geleceğimizin bu milli düşünceden geçtiği bilinmelidir. Yoksa parçalılık daha da derinleşerek devam edeceği gibi fırsatların bir kere daha trajik biçimde heba edilmesi olacaktır. Bu da milletimizin bütün emeğinin ve acılarının boşa çıkarılması anlamına geleceği gibi işgalci devletlere yarayan bir tavır olacaktır.

 

İşgalci güç ve düşünceleri sevindirmeyelim. Bazı genel düşünsel farklılıkları bir kenara bırakarak milliyetçi Kürdi birlik düşünce ve davranışı ile birliğimizi sağlayarak, milli devletleşmeye doğru ilerlemeliyiz. Başka çıkış yolumuz yok. Bunu sağlayamazsak acı ve dağınıklığımız devam edecek ve işgalcileri sevindirmeyi sürdürecektir.

Not: Yukarıdaki rakamlar internet üzerinde yapılan genel bir araştırma ile elde edilmiştir. Rakamlar milli düşüncede parçalılığın örneğinin açıklanması için kullanılmıştır. Rakamlar en yakına doğru belirtilmiştir.

vengmanett@gmail.com Yazıları
Facebook : Vengma
Contact: Facebook

İlk yorumu siz yapın

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


13 − 9 =