Düzen bozuk olursa !!

Düzen bozuk olursa!

 

Kendi kendini yenilemeye çalışan dünyanın bozuk düzeniyiz biz. Büyüdükçe yalnızlaşan ve insanlarla iletişim kurmaktan korkan bireyler haline geldik. Sahi insanoğlu salt kendi kendine mi bozuldu dersiniz? Değilse sizce neden böyle?

İnsanların, kendi öznel rotasından kayıp gittiğini hep birlikte görüyoruz. Ve aynı rota bozukluğunu ne yazık ki kişi ayırmaksızın hepimiz yaşıyoruz.

Toplumu hep birlikte oluşturuyoruz. Topluma verileni hep birlikte alıyoruz. Hep birlikte tabloyu iyi ya da kötü olarak çiziyoruz.

Genel olarak; kişinin aynaya, aynanın kişiye yansıması veya ülke yönetimlerinin sergilediği politikanın halka yansıması ile halk ’tan geri yansıması gibi.

Elbette burada salt kişi yâda kişiler direkt günahkâr sayılamazlar. Burada asıl günahkâr sistem ve sistem düzenini yürütenlerdir.

Bizi yönetenlerin kaide kuralları hakkaniyetle yerine getirmeleri gerektiği gibi, yanlışlıklar karşısında da doğruyu oturtması gerekmektedir. Halkçı bir düzen ve yönetimsel içinde olması gereken yönetimler, maalesef bugün bunlardan uzak,  sadece kendi ve kendi etrafındakiler için oluşturdukları çarkın içinde dönüp durdukları gibi, toplumun bozulan dengelerine karşı kör sağırı oynuyorlar.

Bozulan, geriye giden, depresifleşen, saldırganlaşan, katileşip canavarlaşan topluma daha çok çanak tuttukları görülmektedir. Zira böyle bir toplumu istedikleri gibi kullanabilecekleri bilinci ile yönetmektedirler.

Düşünün! Sizi denetleyen, sorgulayan, cezalandıran veya elinizden tutan, yönlendiren, koruyan bir düzenin olmadığını, bu düzenin iyiliğinizde ve kötülüğünüzde, işine geldiği gibi bir muameleye tabi tuttuğu gerçeği karşısında bizler; (ben, sen, o) davranış ve tutumu ne olur? Hele ki ülken, on yıllardır kirli bir savaşla on binleri aşan ölümlere imza atmış-attırmışsa ve her an ne olacağını bilemediğiniz bir yaşam tarzı içerisinde iseniz,  bu belirsizliğin, bizleri her türlü davranış bozukluğuna götürdüğü muhakkaktır. O yüzden ben bireyi yâda toplumu direkt günahkâr görmeyip, asıl günahkâr, suçlu sistem ve sistem yöneticileri olduğunu söylüyorum.

Burada bizlere düşen, kendi kendimizi korumaya alıp kendimizi boşa çıkaracak davranış ve uygulamalardan alı koymaktır. Kendi gücümüzün farkına varıp, kendi kendine yenilenmeye çalışan düzene güç verip yeniletmek lehimize çevirtmektir. Unutmamamız gereken düzen ve sistemler bizler içindir. Bizlere rağmen çark yanlış dönüyorsa, o çarkı doğruya çevirttirmek bizim işimizdir.

Demem o ki güvenimizi yüksek tutup, kendimizi yalnızlığa itmeyelim. Korkuların esiri olmayıp, yaptırım gücümüzü kullanmasını bilelim. Gittikçe psikopata bağlayan topluma dönüşmeyelim. Aksine yapısı bozulan yönetenlerin tedavisine, tedavi olunamıyorsa, ellerine tasdikname verme gücünü oluşturalım.

Yalnızlığın, korkunun, endişelerin geride kaldığı, huzurun, refahın hakim olduğu yaşamlar umudu ile saygılarımla

02.07.2017. Aynur Engin/ İstanbul

Yorum Yap

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


4 × 3 =