Take a fresh look at your lifestyle.

SÜNNİ PAKTI VE YURTSEVERLİK?

0 23

ABD, kürtlere antitank füzeleri verdi, tanklar verdi. Azımsanmayacak ve her zaman şükranla anılması gereken bir yardımdır, kürtlerin ABD tarafgirliğine karşılık ABD’nin vefakarca mukabelede bulunduğunu söylemekte sakınca yok. İyiliğe, yardıma şükranla mukabelede bulunmak insanlığın gereğidir. Kürtler bu antitank silahlarını kime karşı kullanacak ve de karşı gücün tanklarını kim verdi sorusu orta yerde duruyor. IŞİD’in silah fabrikası yok, ortalığa düşmüş azgın zibidiler olarak başlangıçta hafif silahları bile yoktu. Kimlerin lütfuyla silahlandılar, tanklara ve ağır silahlara nasıl sahip oldular diye sorulsa gözler hemen sünni paktına çevrilir. Sünni paktın hafif silahlar verdiği, cephane verdiği, eğitim verdiği, hatta militan verdiği doğru ama elimizde sünni paktın IŞİD’e tank verdiğine dair bir bilgi yada bulgu yok. IŞİD’in sahip olduğu tanklar İran’ın bilgisi dahilinde şii Irak yönetimince verildi. IŞİD’e açıktan tank vermenin mahzurları bilindiği için desiseli bir şekilde verildi. Bugün IŞİD’in elinde olan tanklar ABD’nin Irak ordusuna verdiği ve Irak ordusu üzerinden IŞİD’e geçirilen tanklardır. Bu tanklar el değiştirirken ABD bölgedeydi, İran ve Türkiye istihbaratı bölgedeydi. Bu son iki devletin istahbarat örgütleri aynı zamanda askeri operasyonlar yapan paramiliter örgütlerdir.

-Peki tüm bunlar olup biterken Kürdistan yönetimi ne yapıyordu?

-Kürdistan hükümeti Musul’daki Irak kolordusuna saldırılmasını ve sünni melanet güçlerinin silahlanmasını teşvik edercesine “biz Musul için ölmek zorundamıyız” diyordu. Çok geçmedi, ilk kabak Şengal’de kürtlerin başına patladı. Aslında patlayan kürt yönetiminin patavatsızlığı ve kendini sünni kampa kaptırmış olmasıdır. Körle yatan şaşı kalkar derler. Kürdistan yönetimi uyanıncaya kadar arap çomağı Şengal’de kürtlerin gözüne girmişti ve kürt çocukları, kadınları kapatmalık olarak satılmak üzere esir pazarındaydı. Kurtulabilenlerin hazin hikayelerini hep birlikte okuduk, dinledik.

Yine Kerkük için bütün halkların ve kültürlerin yer aldığı yöredir lafını daha önce de işitmiştik. Israrla ve inatla Kerkuk’u savsaklayanlara, Musul’u önemsemeyenlere yurtseverliğin babası dedik. Acaba öylemiydi, bunlar yurtseverliğin mihenk taşımıydı?

– Hiçte söylendiği gibi değil.

– Yurtseverliğin babası Musul için Kürdistan toprağıdır diyerekten Kuzey’den kalkıp Musul kapısında bu uğurda şehit düşendir. Yurtseverliğin dedesi “Kerkuk’ta bir tek kürt kalmasa Kerkük yine Kürdistan’dır” diyen ve diretendir. Ötekilerse torundur ama yurtseverlik timsali değildir. Biz fakirhanelerde doğmuş asiller ve asilhanelerde doğmuş dejenere tipler de gördük. Taşları yerli yerli yerine oturtun, eğri oturun ama hakkı konuşun. Bu topraklar için yaşamını feda edenlerin de bir hakkı, bir hatırı var. Unutmayın, bu fedakarlık millet için, hepiniz için yapılmıştır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 × four =