Take a fresh look at your lifestyle.

Doğru

0 27

Son günlerde moda oldu;

– Efendim, Güney’e saldırının sebebi PKK’dir.

– Doğru..

– PKK, türk ordusunu bilinçli olarak Güney’e çekiyor.

– Doğru..

– PKK taşeron örgüttür.

– Vallahi doğru..

İyi de kardeşim biraz başınızı kaldırarak etrafınıza bakın. PKK, tüm bu söylediklerinizi Ankara yada İzmir’den yapmıyor. PKK,Kandil’de, PKK Süleymaniye’de, PKK Zaho’da, PKK Duhok’ta. Bu şehirler Kürdistan ve buralardan sorumlu bir Kürdistan yönetimi var. PKK’nin Güney’e askeri olarak yerleştiği 1984 yılından beridir PDK ve sair kürt partileri ve Kürdistan yönetimi armutmu topluyor?

Bunlar kadar dikkate alınması gereken bir diğer husus PKK taşeronsa diğeri türk devletinin antlaşmalı ortağı. Gerçek durumla uyuşan bir değerlendirme yapabilmek için Barzani yanlısı olmakla Güney yanlısı olmayı birbirinden ayırmak zorundasınız.

Türkiye ile şerikliği yeriyorsanız (ki son derece doğru bulur, hak veririm) her iki cenah Türkiye ile aynı derecede şerik. Güney Türkiye’yi beslerken PKK türk devletinden besleniyor. PKK şii araplarla şerikse Güney partileri de şii araplarla ilişkili. Her hangi bir partinin taraftarlığına soyunmadan Kürdistan dediğinizde bu olguları atlayamazsınız, kimse atlayamaz.

Kürdistan dememenin yeni versiyonu Türkiye’nin bölgedeki varlığını ve hareketliliğini salt PKK üzerinden okumak ve yermekse hiçbir şeyi yermediğinizi görmeniz lazım. Bazıları kolayını bulmuş PDK’nın en az PKK kadar Türkiye ile ilişkili olmasını yermeyi Barzani’ye saldırı olarak tanımlamaya ve lanse etmeye özeniyor. Bu yollu propaganda dezenformasyonun ta kendisidir. Vahim olanı bu argümentin fiiliyatta Türkiye savunusu yerine geçmesidir. Kürdistan’da işgalci istememek, hele Türkiye gibi aleni bir soykırım ve tehcir suçlusu işgalciyi Kürdistan’da istememek Barzani’ye değil hiç kimseye saldırmak anlamına gelmez. Her kürdün ülkesini sakınma hakkı vardır. Kürdistan hükümetinin Türkiye ile münasebetleri ne kürtlerin çıkarınadır ne de ahlakidir. PDK da Türkiye ile ortaklığında en az PKK kadar hatalıdır, kürtlerin ve Kürdistan’ın geleceğini riske etmektedir. Türkiye’nin Kuzey’de yaptıkları apaçık ortada. Ve herhalde Kuzey de Kürdistan’dır, buradaki 25 milyon insan uzaylı değil kürttür. PKK’nin sokakta kürt asıp teşhir eden İran’la dostluğu ne ise PDK’nın kürtleri öldüren ve tehcir eden Türkiye ile münasebetleri de odur.

– PKK bir türk örgütüdür, PKK’nin ufkunda Kürdistan yoktur, zaten KCK duruşmalarında açığa çıktığı gibi PKK’nin içine yüzlerce ajan sızdırılmıştır, türk istihbaratı dağ kadrosunda bile cirit atıyor derseniz, o da doğru.

– Peki bu yakılıp yıkılmış şehirlere ve tehcir edilmiş milyonlarca kürdün uğradığı eziyete rağmen PKK’nin Türkiye ile münasebetlerini katlayan bir ortaklığa taraf olan PDK’nın Türkiye ile her sahada müttefik olmasını hangi kürtlüğe, hangi yutseverliğe sığdıracaksınız? Bu sorunun bir cevabı olmalı değilmi?

PKK yergicilerini; “PDK’yi eleştirenler buyursun Türkiye ile savaşsın” derken görmek çok eğlendirici, çünkü PKK’nin beyni sloganla yıkanmış papağanlarıyla aynı üsluba ve aynı söyleme sığınmaktır bu sözler. Yönetimler milletin hukukunu ve ülkenin çıkarlarını savunmak için vardır. Bizim yönetimimiz ülkenin iradını Türkiye’ye ipoteklemiş, ulusal çıkarları gözetmek bu yönetimin uzun ve kısa vadeli hesaplarında oldukça savsaklanmış vaziyette, bari toprağımızı savunsun.

Savunamıyorsa neyin yönetimidir, kimin adına hükümettir?

Milletimizin hükümranlık haklarının çiğnetildiğini eleştiren aydın yada siyasetçilere buyrun elinize silah alın, ülkenizi siz savunun demeyi bir yerlerden hatırlıyor gibiyim.

Siz de hatırlıyormusunuz?

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

five + 2 =