Take a fresh look at your lifestyle.

AMAÇ SİSTEMİ RET ETMEKTİR!

0 8

 

http://www.vengma.com/2017/03/10/amac-sistemi-ret-etmektir/mp3indirco_erol-evgin_atesle-oynama-ft-sila

Yıllardır sistem ve onun çanağını yalayıp hayatlarını ikame eden bir takım siyasi parti ve şahsiyetler planlı ve projeli bir şekilde Kürt halkının Anti- sömürgeci ulusal kurtuluş mücadelesini sistemin içine çekerek boğmak istemesi manidardır.
Bu düşünce çağımızda egemenler için tek yöntem olarak kalmasının maddi temelinde kendileri için pozitif ve yararlı sonuç aldıklarından kaynaklıdır. Dünyadaki dönemsel konjektörel değişikliklere göre pozisyon alan sömürgeci egemen sistemin başarı noktası tamda buradadır.
Yıllardır seçim yada parlamenter demokrasi adıyla yapılan kandırmaca içerikli bu seçimler gerçek demokrasi ile uzaktan yakında ilgi ve alakası bulunmamaktadır.
Hedeflenen asıl amaç sistemde rahatsız olan anti sistemci bütün sınıf ve tabakaların arasına nifak tohumları ekmek onları bölüp bir birine düşürüp tokuşturmak Kürt halkının ulus temelli bağımsız örgütlenmesini engellemek ulusal istem ve taleplerinde vaz geçirmeye çalışmaktır.Bunun yanında birde egemen sistemi tıkanan ve çağa cevap olamayan kendi sistemlerini reorganize amaçlı başkanlık sistemini uygun görüp bunu Türkiye halklarına referandum yöntemi ile sunmaktadır .Hazırlanan anayasa metni baştan sona kadar Türkçülük ve ırkçılıkla dolu maddeler bulunmaktadır..Bu referandumu yaparlar veya yapmazlar Türk egemen sistem sahiplerinin sorunudur.
Peki biz Kürtlere ne oluyor.
Evet de, hayır da desek değişen ne olacak.
Sorun Türk halkıyla ilintili olmasına rağmen burada en çok Kürtler bağırıp çağırmaktadır.
En çokta onlar biri birinin kalbini kırmakta ve hakaret küfürler bir birine söylemekten geri kalmamaktadırlar.
Daha evvel de Kürtler arasında bu tür benzeri konular da yoğun tartışmalar yaşanmıştı.
Bunun en son örneği 12 eylül faşist cunta anayasası’nın kısmi değişiklik referandumuydu.
Kimi Kürd aydın birey veya siyasi hareketleri durumu kapsamlı analiz etmeden, “yetmez…Ama evet diyerek Erdoğan’ın meşruluğunu ona seçimi kazandırarak sağladılar. Şimdi de
geçmişteki yanlışlığının mertçe öz eleştirisini yapmaları gerekirken tam tersine yanlış üzerine yanlış ekleyerek bu sefer Kürt halkını Türk egemen sistemin kendi iç iktidar meselesine peşkeş çekmekle tereddüt etmedikleri görülmektedir..
Yaratılmasında büyük katkı ve payları olan bu çevreler yarattıkları diktatörlüğe karşı“HAYIR demekle intikam aldıklarını zan etmekteler. Onun için gözü kapalı olarak hayır demenin psikolojik ruh rahatlamasının dışında bir şey olmadığını çok kısa bir süre sonra anlayacaklardır.
Çok geç kaldınız beyler, bayanlar.
O gün olduğu gibi bugün de soru şudur: Türk egemenlik sisteminin kendi aralarındaki iktidar yarışında doğan boşlukta faydalanmak adına aralarındaki çelişkide yararlanmasını bilmeli bilhassa taraf olunmamalıdır.
Bunu tartışmak bile Kürtlerin milli davalarından ne kadar uzak olduğunun somut göstergesidir.
Niye mi?
Bu demektir ki objektif olarak Kürdistan ulusal meselesini sömürgeci Türk egemen sistemin yasaları çerçevesinde çözmeye çalışmaktır.
Kürdler ulusal davalarını sömürgeci sistemin öngördüğü yasalar çerçevesinde çözmeye çalışması entegre siyasetine büyük bir katkı sunmakta hatta bu sorunun demokrasi sorunu olduğunun talihsiz açıklamaları dahi olmuştur.
Evet
Mevcut anayasa demokratik ve özgürlükçü değil, Kürtler başta olmak üzere ezilenlerin temel hak ve özgürlükleri tanınmıyor,12 eylül faşist darbenin politik ürünü tekçi ve Kemalist bir anayasadır.
Tayyip Erdoğan’ın başkan olması için referandumda oylanacak olan “yeni” anayasa da Kürtlere ve tüm ezilenlere hak ve özgürlük sağlamıyor. Her şey Tayyip Erdoğan’ın tek başına her şeye hükmetmesi için hazırlanmış cami ideolojisini yansıtan toplumsal iradede uzak bir anayasadır.
Neredeyse tüm yetkileri Tayyip’e bağlayacak bir başkanlık sistemi ve anayasa diktatörlüğe zemin hazırlamaktan başka bir şeye yaramaz.
Gerçekten demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi ve adem-i merkeziyetçi bir anayasanın hazırlamasını Türk egemen sistemden beklemek akıl karı değildir..
Kürtlerin sorunu ulusal devrim sorunudur toprak sorunudur bayrak sorunudur kendi kendini özgürce dünya milletleri arasında temsil ettirmek sorunudur.Bundan dolayıdır ki Kürtler için şu anda aciliyet arz eden Ulusal birliğin sağlanması ulusal bir meclisin oluşturması ulusal bir ordunun yaratılmasıdır. Bu kapsamda çalışma başlatılmalı ve bunları harekete geçirecek derli toplu bir ulusal siyaset planı olmalıdır. Bundan dolayı diyorum ki ne EVET ne de RET sömürgeci sistemin sandığına gitmeye ne gerek !!!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

five × 5 =